…e. Güzel güzel değildi, çirkinse çirkin. Ne çok heyecanlanırdı, ne öylece sakin. Her şeyin grisini giyinmişti üstüne, her şey ona ‘idare eder’ idi. Görseniz, hayata dair hiç heyecanı kalmamış dersiniz. Ancak öyle güzel taşır k…
…Misafirler oturduktan sonra nezaketim gereği onların boy hizalarına göre ayarlıyorum. Böylece kimse kimsenin üstünden bakmadan sohbet edebiliyoruz. Bazı yaz akşamları balkondaki koltuğuma oturmak için kalkıyorum bu süper koltuk…
…durumlara ortak etmenin pişmanlığıyla. Erimiş ses tonuyla. “Seviyor muyum?” İşten eve geldim. Açım, yorgunum. Üstelik yağmurda biraz daha yürümek için yolu neden bu kadar uzattım? Neydi damlalarla derdim? Poşetleri mutfak taşın…
…ek çok kişi vardı ve burada herkes birbirini tanıdığı için köy tam bir şenlik havasındaydı. Kadınlar sacların üstünde, incecik açtığı börekleri pişiriyor -ki enfes kokusu bütün köyü dolaşıyordu. Herkes uzun zamandır görmediği a…
…Kaliç’ e göre (1992: 77- 78) Warhol’un süpervizörlüğü altında, filmlerin yazın ve yönetimlerin Chuck Wein’in üstlendiği üçüncü dönem çalışmalarından bazıları; “Güzellik No.2” (Beauty No.2, 1965), “Cezaevi” (Prison, 1965), “Zavall…
…eceğim, deyip, fıstık yeşili tuvaletinden taşan memelerini örtmeye çalıştığı firketeyi açıp, iki santim kadar üstten yeniden iğneledi. Göbeğinin yağları teriyle akıp masanın altına sızacak gibi görünen ellilik memur kıydı nikâ…
…er ve eşsiz bulunmasına sebep olan şey neydi? Netflix’in reklam potansiyeli mi; yoksa simülasyona adaptasyonu üst düzeye çıkmış çağ insanı mı? İnteraktif Sinema Black Mirror: Bandersnatch’i basitçe anlatmak gerekirse, geçmi…
…r… Gel de söyle bu taş kafalıya, nasıl söylerim. Geçenlerde söylemeye çalıştım pişman etti beni. Beş gece üst üste düşündürdü bana evreni, var olmayı. Yok, sınırsız bir evrende ne arıyormuşuz da, başka gezegen yok muymuş da…
…lacağız soluğu. Biber dolması yapmış benim için. Bilir ne çok sevdiğimi. Eh birer duble bir şeyler de atarsak üstüne, keyfimize diyecek yok. Hıh! İşte geliyor. O balık etli kalçaları yok mu, beni benden alıyor! Aklım perçemler…
…tek bardaklar - çay lekeli bardaklar kocaman duruyordu tezgâhın üstünde. Gözlerini kanatacak kadar büyüklerdi üstelik. Unutulduğunu hissettirecek kadar lekeliydiler. Kırmaya, çöpe atmaya kıyamadığı bardaklara sırtını döndü. Dön…