Mesnetsiz Nesne
"Can kuşunu bana uçur Aşk elinden bade içir Hırka ile şaldan geçir Mestanın olayım senin" Seyyid Nizamoğlu Nice gün, nice ay, nice yıl geçmişti buz gibi zemin üzerinde... Uyandım. Daha doğrusu içtiğim onca biranın getirmiş o…
3 kullanım · 3 yazı
"Can kuşunu bana uçur Aşk elinden bade içir Hırka ile şaldan geçir Mestanın olayım senin" Seyyid Nizamoğlu Nice gün, nice ay, nice yıl geçmişti buz gibi zemin üzerinde... Uyandım. Daha doğrusu içtiğim onca biranın getirmiş o…
…ngin rüzgârlar okşamalı gövdeni, coşkun okyanuslar sana göre değil. Berrak ve pürüzsüz bir gökte nasıl uçarsa uçurtmalar İşte öyle süzülüyorum kendi içimde. İpimi tutan, yani şu içimdeki isyankâr köle Emrediyor ki işte dünya bu ka…
…lerinde yıllarca konuşulmuş ve şu sözler ağızdan ağıza dolaşmıştır: Ala kanla yatar ol nazik teni Mecrub idüb uçurdular canını Gazi Sultan Osman Hanın kanını Ölünce çalışır alırım demiş Bir tarihsel dönemin sadece hoş kısımlarını…
…yla normal seyirde giderken akıl almaz biçimde üstlerine hızla gelen taksiden kurtulmak için manevra yaparken uçurumdan aşağı yuvarlanmıştı araba. Melsa felç olmuş, Aden ise sonsuzluğa gitmişti. 10 yıldır evlatlarının acısı dinmi…
…Yasemin kokularıyla uyanmalı sabahları Bilmeli ki Gülmeli hep çocuk kalmış büyükler de Güneşe, yelkenlilere, uçurtmalara bakıp O çocuğu hatırlamalı Bir çiçek tebessümünde bazen Bilmeli ki Gülüyor hep büyük olmuş çocuklar da Son uy…
Bitmez bir açlık benimki, yesem yemesem doymadığım, ucuca ekleyip adamları, uçurtma gibi sallandırdığım, rüzgar kesilince iplerini bırakıp yere nasıl çakılacaklarını seyre daldığım, bitmez benim açlığım doktor, sana anlatırken…
…ın içinde yuvarlanmaya başlıyor. Yuvarlanıyor, yuvarlanıyor... Gözlerimi kapatıp, “dursun artık” diyorum. Bir uçurumun kenarından daha da aşağılara yuvarlanacak ve sonsuzluk diye bir şey kalmayacak diye korkuyorum sanki. Sabit b…
…ntısı ile karşılaştı odaya girdiğinde. Yerde ip parçaları, açık pencereden fırsat bularak içerideki kağıtları uçuran bir rüzgar, açık kalmış bir televizyon ve yırtılmış fotoğraflar vardı odada. *** Meltem, annesinin ölümünden…
…yaşamıma yedirmeyi seviyorum. Rüzgarın sertliği biraz rehavet veya dikkatsizlik halinde üstgeçitten arabalara uçurabilecek düzeyde. Ben de ayaklarımı yere sağlam basmaya devam ederek merdivenlerden aşağıya iniyorum. İnmemle birlikte…
…ar ustaca ayarlanmış ki. Hissediyorum, bir satır daha okusam, cümle düşecek. Fakat öyle bir şey ki, sanki bir uçuruma doğru koşuyorum, kıyısına gelince duruyorum. Biliyorum ki bir adım daha atsam düşeceğim. Bunu da kötü bir şey…