Adsız
…ru zıplamam. Hiç vakit kaybetmeden o da benim gölgeme sıçradı. Sanki hep yaptığımız bir şeymiş gibi. Bir oyun tutturduk ki evlere şenlik. Ortalığın tozunu attırdık. Yorulup yere attım kendimi, sırtüstü. Köpek yüzümü yaladı, hiç s…
1 kullanım · 1 yazı
…ru zıplamam. Hiç vakit kaybetmeden o da benim gölgeme sıçradı. Sanki hep yaptığımız bir şeymiş gibi. Bir oyun tutturduk ki evlere şenlik. Ortalığın tozunu attırdık. Yorulup yere attım kendimi, sırtüstü. Köpek yüzümü yaladı, hiç s…
…atırdığımı kurtarırdım. Bu gece şansım yoktu, sistem oynamama rağmen kuponum yatmıştı. Sadece Beşiktaş maçını tutturabilmiştim. Sonuçlara baktığımda kafam çok güzeldi, saat ikiyi geçiyordu. Buzdolabında rakım vardı. Uykuluk niyetine bir…
…veremedim Uyuşturucudan bembeyaz kesilmiş parmak uçlarım Bedenim üşüyor, sabret; az sonra yanacağız. Frekansı tutturulamayan bir çığlık; ölüm Kimsenin duymadığı ve sadece hissettiği soğuk bir hava Ve bir bitki örtüsü yüzümüzdeki sessi…
Ayağındaki babetleri ilk kez giyiyordu Aslı. Üstündeki puantiyeli elbisenin tonlarına bakılırsa, yine tutturmuştu aralarındaki uyumu. Kulağına siyah halkalı küpelerden birini takarken baktığı aynada, hafif tatsız bir surat görse de…
…erini seyretmek. Sokakta oynayan çocuklar lüks otomobili sokak başında görür görmez dükkâna doğru bir koşudur tutturur, bazıları şoföre park yeri gösterir bir kısmı tek sıra kaldırıma dizilir, heyecanlı bir bekleyişle birbirleri…
…ği görmemek büyük bir körlük değil miydi? Bunları düşledim sabaha kadar, sabaha doğru da "ben gidiyorum" diye tutturdu (…). "Peki" dedim, "peki" ve kapıya kadar geçirdim. Artık soğuk fayda etmiyordu. -Vol.19- Yalnızlık geçer diy…
…r şey söylemeden baktı. Kemçük Dokuzdolanbaç'ın taşlı tarlaları gibi ekin vermez, sert, gaddar; yeşermem diye tutturmuş topraklar gibi kara, Muhammed aşkına olsun bir nebze merhamet göstermeden sarp kayalar gibi durdu bir süre so…
…açıp, kendilerine rant oluşturacaklardı. İnsanlar buna karşı çıkıyorlar. Ama bu ülkenin başındaki adam inatla tutturmuş, “oraya istediğimizi yapacağız“ diyor. Kendi ceplerini doldurmak uğruna kaç insanı yaraladılar, ne kadar zara…
…"Hoşgördüm Artin efendi" Nuri bir koşu gidip çay söyledi, iki eski ahbap kahkahalar eşliğinde koyu bir sohbet tutturdular. Er delisi Vasfiye'den , sünnetçi Abdülrezzak Efendi'den konuştular, Abdülrezzak efendi Artin'in oğlu Yusuf'u…
…emeden Kemçük'e bakmış, Kemçük Dokuzdolanbaç’ın taşlı tarlaları gibi ekin vermez, sert, gaddar; yeşermem diye tutturmuş topraklar gibi kara, Muhammed aşkına olsun bir nebze merhamet göstermeden sarp kayalar durmuş; ses tellerinde…