…r besliyorum Anlamı olmayan düşler kuruyorum geceleri. Geceleri derin bir kuyu olsa, ben Yusuf değilim Düşsem tutunamam duvarlara. Bilirsiniz yüzme de bilmem Belki ölür giderim. Zırhı yok haçlı şövalyesinin Benim de kılıcım. Bu d…
…ybolup gitmeye mahkûmdur.'' diyor. ''Dünyada gördüğün ne varsa kabuktur. Eğer kabukların özlerine ulaşamazsan tuttuğun her şey hiçlik denizine yuvarlanır.'' Söylenen her şey kafamın içinde yankılanıp gönlümün en özel kısımlarınd…
…yse önemli değil, sen bana abla dersin. Ne de olsa artık komşuyuz. ‘Hayırlı olsun demeye geldim. Elime tabağı tutuşturup izin istemeden içeri girmesinden pek girişken bir kadın olduğunu anlamıştım. Açıkçası çok dert ettiğim bir ko…
…ğulan rüzgârın ıslığına karışıyor! Yolcu olmak yetmez, saatler ilerledikçe… Mide bulantısına benzer bir hüzün tutar beni Bu tek ve çift katlı sürgün oyuncaklarına binince… Çünkü kocaman camlarını Mola yerlerinde yaşıtlarım te…
…ndini Takvimler, yapraklarında erirken Solan erguvanlara sor kendini Sahi! Doğduğun mevsim hangi bahar Yaşama tutunduğun en ince dal Güldüğün ya da ağladığın kadar, Senin, gerisini sorma hoşça kal. Yazan: Adem Yağmur
Bu oyunun neresinden tutarsan hile Gerçeği zikretse dilim esir kalamazsın düşlerine Baksana Tanrı ne kadar da ulu Bu hileli oyunda hep üzülür Tanrı kulu İstersen yazın bile yağardı kar Ulur geceyi fırsat bilen kirli çakallar Sen…
…erine kamer bildi. Etrafında pervane olmayı can bildi. Geceye inat yürüdü. Geçmişe inat… Geleceğe inat… Ümide tutunarak yürüdü. Dudaklarının ucunda takılı kalan gülümsemeye iç geçirdi. Biraz daha, Bir kez daha. Son kez daha gecik…
…ates çorbasının buharına bakarken aldığı kararları uygulamamayı veya hayalindeki cadı olmak için lahanayı bir tutam tuzla ovmak gerektiğini. İnsan payına düşeni yaşayıp tüketince toprağın da en az güneş kadar candan olacağını…
…ğım. Deniz ve kara, ancak aynı hava, aynı gece ve aynı gündüz. Aynı gökyüzü.” İkisi de birbirlerinin ellerini tuttular ve üzerlerinde en ünlü piyanistin bile betimleyemeyeceği, en büyük yazarın dahi sözlüğünde yer alan kelimeler…
…kalın kabuklu bir meyveydi de soyması zordu? Tüketmişler gelecek meyvesi denen o kırmızı şeyleri. Bu öykünün tutarsızlığı nedir, arkadaş?" diyorsa hemen açıklayalım. İnsanoğlu tarımı da öğrendi. Biraz geçmiş ve biraz da şimdiki zam…