…yundu. Eskimiş paçalı donuyla köprüye doğru yalınayak koştu. Gezginlerin yanından geçerken yıpranmış lastiğin tutamadığı donu kaydı. Kaba etlerinin ortaya çıkmasına aldırmadı. Uzaklaştı. Bir çırpıda korkuluğa çıktı. Laciverde döne…
…tekrar. Külleri bile sıcaktı hala. “Tamam” dedi dilinin ucuyla. Düştü düşecek bir tamam’dı bu. Elinde eğreti tuttuğu siyah hırkası gibi. Bir bayram günü gibiydi çocuk, çıkabileceği en yüksekteki bir uçurtmaydı; bir kuştu en öz…
…onları yok etmeye çalışan canlılar hâline geliyoruz. Belki bizim için tehlikeli olan bu canlıları bizden uzak tutma arzumuzun cevabı hayatta kalma içgüdümüzdür. İyi de, ben hayatta kalacağım diye kaç farklı tür canlının canın…
…ler... Keder, bu kadar tez yaşanmamalı dedim. Hoş seda bırakarak boşalttı dünyayı Lisa Ama önce Semayı içinde tutarak gözleriyle konuştu bana Gözleriyle örtündü belki Öldürür sevdayı, sevdanın matematiği dedim Özlemek bizden bi…
…bulabiliriz. Bizlere de öğretilen tam olarak budur. Çocuklarımıza “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusundan tutun da onları yaşam boyu yönlendirmeye giden bir sürecin içerisindeyiz. Küçüklükten beri aynı ortamda bulunan ve…
…tıyor ve onlarla yaşadığı anları hatırlıyordu. Sevdiklerinin seslerini yüreğinde, yüzlerini gözlerinin önünde tutarak yalnızlığıyla başa çıkıyor; ağlamadan, sızlanmadan, yetimhanede kendisine verilen görevleri itirazsız yerine…
…sanki Bir öpsen ruhum vaftiz olacak Cennetin en kıyak köşesi benim olacak Gel ne olsun Ya da sen yorulma bir tutam kokunu yolla bana Dindirsin sensizliğimi, kimsesizliğimi Kokunla sevişirim ben karanlığımda Ama sen gel, ne o…
…gökteki devlere takılı kaldı Ve biz artık göğe bakmaz olduk, Biz büyüdük kapıldık bir yaşam telaşına, Katran tutmuş yüreklerimiz hayaller kurmaz oldu. Yazan: Hazan Arslan
…kti,Kurumuş çalılıkların arasından. Birkaç sıska koyununun peşi sıra Sessizce yürüyecekti bir çoban.Yapraklar tutundukları dallardan Nazlı nazlı salınacaklardı.Aceleci bir karınca geçecekti Hemen yanı başından. İğde ağacının gölgesi…
…ında yaşanan huzursuzluk, hoşgörüsüzlük, farklılığa tahammülsüzlük, dilin ruhuna işlemiştir. Dil ve toplumsal tutumlar arasındaki bu ilişki belli bir süre sonra yerleşmiş, bir kısır döngüye sebep olmuştur. Başlangıçta durumlar ü…