Zeytin Gözlü Çocuk
…yere sekerek saçılan boncukları andıran, etrafa yayılmış yıldızlar. Orada ışıklarıyla beraber kendilerini de tüketecek Anadolu kadınları; sönüp gidecekler bir gün ki bilirsin, gitti zaten birçoğu. Oysa bir yıldızı gönülden seven…
15 kullanım · 14 yazı
…yere sekerek saçılan boncukları andıran, etrafa yayılmış yıldızlar. Orada ışıklarıyla beraber kendilerini de tüketecek Anadolu kadınları; sönüp gidecekler bir gün ki bilirsin, gitti zaten birçoğu. Oysa bir yıldızı gönülden seven…
…rakmadan kalbimizi Taşacaktı göğsümüzden ak mı ak bir mavi İçimizde biriken umutla büyütecektik çocuklarımızı Tükenmeyecekti çoğalan hücreler Her biri, açan bir çiçeğin tomurcukları gibi taze kalacaktı Unutmayacaktık hiçbirimiz ve kal…
…r vakit yara aldığı yerlerinden. Gücenmeden selamlayıp ardını, yarından yana deniyor şansını. Azaldıkları onu tüketmeye yetmiyor. Yaradılışının nazik vuruşuyla nişan alıyor gurur dolu taze hedeflere... Yazan: Meray Gürsoy
…yal hatırladığı bir bozkır manzarasıyla karşılaştı: uçsuz bucaksız bir sarı, yer yer kahverengi tarlalar, tek tük ağaçlar... İnsanda “zaman hiç akmıyor” hissi yaratıyordu. Gün aydınlanmadan uyandı, ama çıkmak istemedi yatak…
…Saniyeler içinde kirli el, üzerimde, gözyaşlarımın aktığı her yerde. Çocukluğumun, gençliğimin, kadınlığımın tükendiği yerde. Çığlıklarım, hıçkırıklarım, yakarışlarım belki de hayatım, saniyelerin sonuna gelince sessizleşiyor. K…
…lgusunu kaybettik. Yok olduk. Tekrar var olacağız. Beni cani bir birey gibi gösterebilir ancak her yittiğimde/tükendiğimde, damarlarımda taşıdığım genomik verilerden midir nedir, etrafımda ne kadar değişken varsa hepsini yok etmek i…
…rin insanını yeni yerler görmeye teşvik ettiği muhakkaktır. Matbaanın da yaygınlaşmasıyla bu edebiyat hızlıca tüketilmekte, herkes acayip ve farklı olanı görme arzusuna düşmektedir. Türkler ve Moğollar arasında uzun süre kalmış, yap…
…alamayan, sürekli konuşma ihtiyacı hisseden, yalnızlığa katlanamayan, dolayısıyla kuru bir kalabalıkta ömrünü tüketen insanlar ona o kadar yabancıydı ki… Canından çok sevdiği bir iki yakın dostu vardı. Onlarla zaman geçirmek ru…
Başına bağladığı kırmızı yazmanın gölgesinde, korkak bir kadın gibi tüketmişti düşlerini. Binlerce kar tanesinin arasında gizlenen kan, saçlarının içine akana kadar. Önce, yarım kalmıştı karın altında, sonra bir gemiye binmiş, çok…
…eşeli hâline geri dönüyordu. Üçüncü dersin sonunda: “Öğretmenim, sana bir hediye getirdim” dedi. Cebinden bir tükenmez kalem çıkardı. Gözleri öyle mutluydu şimdi, öyle yıldızlı. Kalemi alıp çok teşekkür ettim. “Öğretmenim…” dedi…