…r? Yüzlerce hikâye anlatılır da bir cümle kadar düşündürmez insanı. Yüzlerce insan doğar da bir ölenin yerini tutmazlar. Yüzlerce insan ölür bazen, çoğu zaman başka bir insandır öldüren. Ve dünya döner, durmaz. Dünya üç yüz al…
…ates çorbasının buharına bakarken aldığı kararları uygulamamayı veya hayalindeki cadı olmak için lahanayı bir tutam tuzla ovmak gerektiğini. İnsan payına düşeni yaşayıp tüketince toprağın da en az güneş kadar candan olacağını…
…er nefesim onun için. Her anını nakış nakış işledim gözlerime, aşkını yüreğime sardığım gibi. Elleri ellerimi tutunca tüm korkularım son buluyor. Bir de sımsıkı sarıldı mı, tamamen o oluyorum. Giderek ona benziyor, adını adımda…
…a kaldı. Uzun zamandır açmadığı sandığını yavaşça açtı. İçindekileri hızlıca sağa sola karıştırınca eline bir tutam mektup geçti. Zarflarının sararmış olmasından mektupların çok eski olduğu anlaşılıyordu. Elleri titreyerek iç…
…“Hasan’la evlen Gülseren’im” demiş en son. “Bu senden tek isteğim. Hasan sana sahip çıkacak. Seni el üstünde tutacak. Çok sevecek Gülseren’imi” demiş. Gözerimden akan yaşları sildim. Ve hayatımın en büyük yalanını söylemek içi…
…duruyorum bunları olduğum yerde. durduğum yerde kütle yok hacim yok yer kaplamıyorum durduk yere hayaller buz tutan denizin dibinde aynadan akan suya inanırım ben ne derseniz inanırım efendim mesela saf tutmamış gaz bulutları…
…ugün neşriyat dünyasında okurdan çok yazar var dersek mübalağa etmiş olmayız. Düşünebiliyor musunuz 724 sayfa Tutunamayanlar romanını sosyal medyada dönen birkaç cümleden ibaret zanneden sözde okur kitlesi var. Sabahattin Ali’nin ne y…
…gösterdi. Kızının özgüvenini incitmemek için elini bırakmak zorunda kaldı baba. Boş kalan ellerini arkasında tuttu ve etrafını kolaçan ederek yürümeye başladı kızıyla... Fotoğraf: Umut NADERİ
…bu nedenle imkansızdı. Yatağına her uzandığında, dizlerine yattığını hayal ederdi sevgilisinin. Az önce kadeh tutan o parmakların aynı özenle saçlarında dolandığını ve gözlerini kapattığında sadece onun dokunuşlarını ve ona ö…
ellerimizle tuttuk kanayan tüm damarları yolları biliyorduk ve tutabildik tüm çıkışları ihbarlar ve asılsız haberler bizim kentin çocuklarıydı sevilmeyen herkes bir parça asılsız yaşamdı ihbarlardan biri geçiyordu frekanslarda…