Kamil Bey'in Masası
…. Telaşla kalktı. Önce Kâmil Bey’in kâsesine çorbayı koydu, iki kepçe. Sonra kendi kâsesine. Yerine otururken tozlu tabakların önünde, çatal kaşığın orta yerinde duran beyaz kartlara takıldı gözü. Neden o kartların orada durd…
10 kullanım · 7 yazı
…. Telaşla kalktı. Önce Kâmil Bey’in kâsesine çorbayı koydu, iki kepçe. Sonra kendi kâsesine. Yerine otururken tozlu tabakların önünde, çatal kaşığın orta yerinde duran beyaz kartlara takıldı gözü. Neden o kartların orada durd…
…afları” değil tek bir “tarafı” görebilmişti. Böylesine, gerçek anlamda hayat denebilir miydi? Yazan: Sema Nur Topçu
…a suyunu fazla kaçırdık bu akşamüstü. Haddimiz olmayan yerlere yürüttük fikrimizi. Uzun lafın kısası, boşları toplamak için sahneye çıkmadan evvel bir yarım saat kadar tuvalette kalır güzeller güzeli Gülsüm Hanım. İçeride ne yap…
…cı polis çağırmayı akıl etmiş ekipler sabah on sularında inceleme ve ilk sorguyu bitirerek Hıdır'ı naylon bir torbaya koyup adli tıbba götürmüşlerdi. "Merhum neyiniz olur" diye soran polis müdürüne "Hayatım" diye cevap veren Nu…
…. “Acaba telefonu açmasam mı?” diye söylenirken, telefonu açtı: - Efendim Aşkın? - Ne yapıyorsun kuzum? - Evi toparladım biraz. Çay demledim. Müzik dinleyip, pinekliyordum. - Bak aklıma ne geldi. - Ne geldi yavrucuğum? - Sen neden…
…anzim çarşılarını AVM'ler haline getirdik. Asla doyurulamayan düzeyde bir servet biriktirme hırsımız oldu nur topu gibi. Bir Kürt atasözünün de dediği gibi 'dinya li dinye; çave gur li mihe', yani "Dünya dünya olalı, kurdun…
…hne de budur! Belki de insanları sadece bu sahneyi izlemek için yarattığı an, şu an gelmiştir ama sahne biraz tozlanmış, küf tutmaya da başlamış. Karanlık yüzyıllardır hor kullanmış bu sahneyi, belki de bir gün tüm bu ihtişamının…
…a gerçek? Göğsünün tam ortasında yer alan kalbinin her köşesi ne kadarda kararmış Aklının her kıvrımı gitgide tozlanmış Gözlerinin bütün renkleri güneşe dayanamayan bir kış çiçeği gibi solmuş Yaşamın tüm yaşanabilirliği uçup gitm…
…Eğilmiş diz kapaklarına kadar uzanan yeni deri çizmelerine bakıyordu, bir sağdan bir soldan. Allah kahretsin, topuklarına çamur bulaşmıştı.
…erdi çeşmeden su getirmeye. Döndüklerinde kaplarının yarısı boş olurdu. Sonra yine sekerek çeşmeye… Dedelerin topaç aldığı torunlar, nispetle döndürüp dururlardı oyuncaklarını. Çekirdek alabildikleri gün televizyonu olan ev…