İnsan olmanın en temel gereksinimlerinden biri belki de “esnemek”tir hayatta. Zihin, beden ve ruh üçlüsü sınırlarından nazikçe esnediğinde, insan varoluşunun keskin köşeleri yumuşar ve yaşamla uyumlu bir ritme kavuşur. Öğre…
…ızlık gürültülü sanki günü geçmiş yangın tüpü yollarda düğün terörü halıya sardım son tütünü devler ülkesinde tiryaki cüceler odasının bütünü gün doğdu uyandık saraylara dayandık bahçesinde devletin nedense uyuyakaldık
Biliyorum, yolumda ilerlerken bana hep engel çıkaracaksın. Öyle ki ben her defasında kuraklığın tiranlığında filizlenmeye çalışırken, sen her defasında çatlayan toprağın fasılalarına beni gömmeye çalışacaksın. Gösterdiğin bu mukavem…
…inde Kim ininden çıkabilmiş korkusuzca Kimi koltuklar sallanınca Sallandıkça daha sıkı sarılır korkak Çıkamaz tiranlıktan aydınlığa Dallandıkça budaklanır Ve yasaklar tekerrür Sonra, alışkanlığa dönüşür İşte böyle yaşanır, Koskoca…
…ığını anlatıyor Kenan’a… Suzan’sa dayanamayıp patlıyor. Oysa bence Suzan sessizliğe bürünmüşken, yüksek sesle tirad atmayıp aksine sakin ama keskin konuşsaydı diyaloglar arası kontrast daha iyi olabilirdi. En azından benim gö…
…netmeni arkadaşı Jean-Luc Godard’a, Serseri Aşıklar’ın senaryosu olacak bir hikâye yazdı. İkinci uzun metrajı Tirez sur le pianiste (Piyanisti Vurun, 1960) tartışmalı bir film olunca 1962’de Jules and Jim ile zafer elde etti.…
…n Bir deli taşıyla başlar, kırk akıllının delirmesi. Girdisi çıktısı sıfırlanmış Bir eve taşınmış kırk harami Tiranlığa da çiçekler açar bir gün Sizin adalet dediğiniz, kitaplığımdaki ezberlenmiş ansiklopedi. İlkel silahlarınızı…
…eyston'a dünya çapında ün kazandırdı. 1914'te stüdyo ile yaptığı senelik sözleşme dolduğunda büyük bir ticari tirajı olduğunu gören Chaplin, haftada 150 dolarlık ücretinin arttırılmasını talep etti. Sennett, onun daha da ünlen…
…aktı ama beyaz tenindeki çocuksu gülüşleri, ışık saçan sıcacık bakışlarıyla yaşından çok daha genç görünürdü. Tiryakisi olduğu sigarayla alkol bile yüzündeki çizgilere çok değmemiş, gözlerinin feri hâlâ sönmemişti. O güne kadar……
…atacak kadar çok özlemek. Ve ona hiç sormayacak kadar özlemek. Onu sormayacak kadar özlemek. Bağımlılık gibi, tiryakilik gibi özlemek. Hasta gibi özlemek… Çay, dost olur sehpanın üzerinde, sadık bir köpek gibi. Gidecek bir yeri yo…