…ara da sahne olurdu. Zahire toptancılarının asıl depoları ise şimdilerde yıkılmış Galata Surları’nın dışında, tersane yolu üzerinde bulunurdu. Çarşı sokağının ortalarına yakın bir yerden iki dükkan arasındaki daracık bir geçitl…
…a, her şey bir o kadar ciddileşiyor ve bir o kadar da anlamını kaybediyor. Kitap sizi iyi hissettirmiyor, tam tersine köşeye sıkıştırıyor. Ama bazen tam da buna ihtiyacınız yok mudur? Tek mekânda, kısacık bir zaman diliminde ge…
…ar problem çözerseniz, beklemediğiniz anda gelen duygudurum değişimlerinden o kadar uzaklaşıyorsunuz... Bunun tersi de mevcut... Sosyalleşmenin gereksizliğini anlayıp insanlardan uzaklaşmaya başlayınca da başlıyor belirsiz za…
…i göründü bana. Sanırım sadece Yunan kafası değil bütün Batı kafası böyle işliyor. Peki bizde neden bunun tam tersi bir mantık ve/veya his ortaya çıkıyor? Neden hep günü kurtaralım yarına bakarız kolaycılığı hüküm sürüyor? Be…
…. Kendileriyle bir an için bile olsun empati kurduran karakterleri, ani ve beklenmedik gelişmeleriyle yaptığı ters köşeleri, okuru o düşünceden bu düşünceye sevk eden akışı ile Yolcular akıcı, hızlı ve üstünde düşünmeye değe…
…elsefe esasen anası fiziktir Bilim fizikten doğmuştur Önce madde sonra kuvvet Öyle darılmaca yok Şiir işi bu, ters köşe, delilik Gözümüze foton kaçmasaydı nasıl görürdük Dalga olmadan çıt çıkmazdı Ama ille de momentum Örneği…
…rdı ama babası Nuh dedi peygamber demedi. En son, “İki yıl sonra güvey olacaksın, sen neyin peşindesin?” diye tersledi oğlunu. Mahmut, güvey sözcüğü kendisine çok uzak olduğundan “Bana ne ya!” demeye kalkışınca yüzüne inen okkal…
…sin ki, ben biliyorum bu kadını, Yumurcak’la filmlerde oynuyor bu kadın.” diyecek oldum “Git lan gavat!” diye tersledi beni. Annem “Abla gördün mü, seni Filiz Akın’a benzetti!” dediğinde de başladı bülbül gibi şakımaya. “Aman ne…
…Garip bir koku geliyor burnuma o an. Islak yerlerin üzerinde dizili bir düzine masaya, masaların üzerlerinde ters çevrilip duran sandalyelere takılıyor gözlerim. Başım çatlayacak gibi ağrıdan. “Hadi abim. İyi oldun mu biraz…
…tepemi attırıyordu ama neylersin ki anne işte. Ömer’le annem bir takımdı, babamla ben bir takım. Onlar bizim tersimize Hint fukarası gibi bir deri bir kemiklerdi. Hayret ederdim. Bunların yedikleri bir taraftan girip bir tarafta…