Muvazene
…yle yaşıyordum. 24 yaşında olduğunu söyleyerek hayal gücümü zaten sınırlandırmıştı. Bir de buluşursak her şey teke indirgenecekti. Türlü emeklerle kurduğum ütopya çökecekti. Bu anın bir gün geleceğini biliyordum. Ama mağaram…
2 kullanım · 2 yazı
…yle yaşıyordum. 24 yaşında olduğunu söyleyerek hayal gücümü zaten sınırlandırmıştı. Bir de buluşursak her şey teke indirgenecekti. Türlü emeklerle kurduğum ütopya çökecekti. Bu anın bir gün geleceğini biliyordum. Ama mağaram…
…din elinden, Bırakacağız gayrı artık Candan beri diyarlara... Bir taş al eline Araba yap kendine, Camlar çiz, Tekerler çiz, Işıklar çiz üzerine. Tüm yollar senin Sakın ardına bakma bile... Toprağa her sürüşünde Düşler kur kendi…
…İzlerin üstünde, karantinada bekliyorlar Ne örtsen yakışırdı üzerine Nereye gitsen orası cazibeli Ağzımda bir tekerleme Anbean yanımdasın Ne kolay ağlıyorum sensiz Bir mengeneye sıkıştırıyorlar sanki beynimi Oldu mu gitmek, söyle…
…ye devam eden insanları, eylemleri eleştirmeye, devre dışı bırakmaya çalışacaktır. Tüm bunların tarih boyunca tekerrür ettiğini göz önünde bulundursak da insanın ‘yeni ruhu’ keşfetme, ona alışma sürecinde neden bu kadar zorlandı…
…allerini veriyordu. Takır dayanamadı Soner'in düşünceli hâline. - Eğer öyle olsaydı bile ben o zaman da senin tekerlekli sandalyen, beyaz bastonun olmak isterdim. Daha demin biz bütünüz demiyor muydun? Dün yaşadıklarımıza mı takıl…
…değildir tabii(!). Mesela aileniz bacaklarınız kanamasın diye paten almaz size, bir yeriniz incinmesin diye 3 tekerlekli bisikletten öteye geçemezsiniz. Gizlice bisiklet sürersiniz arka sokaklarda, sonra düşersiniz, canınız acır,…
…rcesine. Yanan kandilleri sönercesine, Sükût etti sonra. Geçmiş zamana ve Gelecek zamana ant olsun ki. Tarih, tekerrürden ibaretti. Tebessümü yiten dudaklarına bir mısra dolandı: “Ne giden son gemidir bu. Hicranlı hayatın ne de son…
…r yapılmıştı. İstanbul'da sinema, 1914'e dek Beyoğlu'nda (Pera) yoğunlaşmıştı. Dağıtım, gösterim yabancıların tekelindeydi. O dönemler Weinberg, ülkedeki tek sinemacıydı. Lumière'lerin adamı Promio, Fransız elçiliğine rüşvet yedirer…
…ğını görmek için yıldızların. Aslında hep bir zıtlıklar imparatorluğunda hüküm süren bir atlı arabanın sadece tekerlekleri gibiydi ruhumuz. Sürte sürte çakıllı, tozlu topraklara, katıyorduk yolların tıkırtısını içlerimize ve daha ne…
…dermek saçlarında. Ve o sıcacık nefesin... Başlı başına bir hayal. O sensiz geçirdiğim günler, Gri gökyüzünde tekerrür ediyor. İki gözüm kör sana, Kulaklarım sağır hale geliyor. Ve şimdi kırık kiremitlerde, Aklıma geliyorsun. Ya…