Kaftan
…erini… Işıltısı evrendeki yıldızlar misali. İşleyene sor, işlemek ne zor… Kaftan sırtımda yük mü, mertebe mi? Taşıyana sor, anlamak ne zor… Büyüklüğü kadar yere sürünür, Yürürken tutmasını bil çamura bürünür, Yüreğinin atışını g…
50 kullanım · 47 yazı
…erini… Işıltısı evrendeki yıldızlar misali. İşleyene sor, işlemek ne zor… Kaftan sırtımda yük mü, mertebe mi? Taşıyana sor, anlamak ne zor… Büyüklüğü kadar yere sürünür, Yürürken tutmasını bil çamura bürünür, Yüreğinin atışını g…
…ince, yumuşak ve parlaktı. Bakışları tunçtan bir örs gibi mıhlanırdı yeryüzüne. Yine de gözlerinde hep hüzün taşırdı. Onu ben doğurmuştum kendi karanlığıma; ama o kendi karanlığıyla yaşamıştı bunca zaman. Bulmakta ne kadar zor…
…ldan bir peri, sessizce dinlesin beni. Alsın yorgun başımı, alsın cümlemi, usulca kalbine koysun. Benim cümle taşıyacak hâlim yok… Yazan: İbrahim Akçay
…çtiler. Bitip tükenmeyecek hissi uyandıran başsağlığı dilekleri cenaze aracının gelmesiyle son buldu. Musalla taşına konulan tabutun baş tarafına geçen yaşlı adam sol bileğini sağ eliyle kavradı. Öylece cenaze namazına kadar a…
…dökülür hem de kulaklarımızda parçalanır. Kelimenin kökeni "bir şeyin eksikliğinden doğan acı, hasar" anlamı taşımasının sebebi de budur. Tabii ki günümüzde kullanım etkisi oldukça düşüktür; çünkü bizler bollukla tanışmış insanlar…
…i de isterdim ama nedense beni sevmeyi becerememişti ya da sevmemişti… Güzeldim, sevimliydim. Bembeyaz. Yeşim taşı gibi parlayan gözlerim de onu baştan çıkaramadı galiba. Kafamı bu konuda çok yorduktan sonra onun sevmeyi bil…
…erakla ücreti ödüyor ve hazırlanmak üzere eve varıyorum. Evdeki eşyaların yarısı gitmiş, odalarda buram buram taşınma telaşı tütüyor. Salonda koltuklar dışında bir şey yok, beyaz eşyalar ve koltuk dışında her şey gitmiş aslında…
…tsak ettin. Güzellikleri perdeledin. Betonlaştı dünya ve ruhlar. Önce bahçeden saksıya, sonra saksıyla salona taşındı çiçekler. O günden beri ne gün yüzü gördük, ne gül yüzü...
…bul elleri ile ovan, yakışıklı komşumu izlemeden güne başlayamam. O tombul ellerini, o cılız bedeni ile nasıl taşıdığını düşünüp kendi kendime gülümserim. Beşinci kattan düşüp ölmemesi bir mucize mi yoksa kötü şans mı diye düşünür…
…Sırf ben seviyorum diye evden yeşil mercimek çorbasını eksik etmezdi. Okuldan gelince elimi yüzümü yıkar köşe taşı gibi salondaki kanepeye otururdum. Neriman Teyze çocuk özlemini bende giderir, sanki bebekmişim gibi yemeğimi…