…r meleğin kanatları gibi; çıkarsın seni pamuktan bulutların üzerine. Gün ışığı aydınlatırken ensene yağan kar tanelerini, eğ başını aşağı, izle aşağıdakini. Şaşırdın, değil mi? Şimdi kendi kendine soruyorsun, ürperiyorsun, seviniy…
…am o anda fark etti; sefilliğinin çıplaklığıyla iki kere soyunuk kaldığını. Sokak helaları vardı eskiden, bir tane arayıp midesini kıvrandıran bu sefilliği kusacaktı ama sokakların helalığını da o anda fark edip olduğu yere…
…adan baktı. Galip’in gözüyle bakmaya çalıştı çevresine. Etraftaki kâğıtlara anlam veremedi. Eline aldı birkaç tanesini, aynı numaralar aynı binalar vardı üstünde, belli ki aynı yerden koparılmıştı hepsi. Ablası, Galip gibi değil…
Yıldızlar kıvrıldı Güneş yağmur tanelerini vurdu Gökkuşağı özgür kaldı Bugün nasıl var olduğumuz ortaya çıktı Cern patladı Kimse duymadı Dua edilmişti dün Bugün gerçekleşmedi Zaten böyledir hayat Zamanında istemezsen olmaz Ellerim…
…ar... Anıları kokularıyla anımsamak ne de güzeldi, Artık korkularıyla anımsıyorum. Birbirini tamamlamayan kar taneleri gibi Birbirini tam anlamadan dağılıyoruz anılarımda. Ve körükleniyor yalnızlık... Fotoğraf: Büşra ÇAYIR
…gün hak yerini bulacaktı. Buna emindim. İşte o gün gelmişti. Hele "iyi, güzel, yepyeni kalmış ama yetmez bir tane daha alalım" demesin mi Sevim. "Bunların şimdi naylonları var. Renkli, üstleri çiçeklerle süslü, öyle güzel k…
…etirilen son sezon kıyafetlerden bahsediyordu. -İnanabiliyor musun? Bu üstümdeki kıyafetten dünyada başka bir tane daha yok. Bundan daha güzel bir şey düşünemiyorum! Selin huzursuzca kıpırdandı. Tam cevap vermek için ağzını…
Gün doğumu bıraktı yerini, gün batımına. Güneş doğmak için bu sabah da, Bin tane yemin istiyor. Artık ısıtmak da değil derdi. Biraz sarı ışık dağıtsa, O da yeter onun için. Matemle örtülmüş ölü ruhlar üstüne… Bu sabah da bir…
…’nin zayıf, sıska vücuduna sığmaycak kadar büyük bir kalbi vardı. Her sabah kek ikramı yaparken çocuklara iki tane verirdi. Yüzüne sıcak bir gülümsemeyle bakan her yolcunun kahvesini çayını bolca verirdi - ki bilen bilir bu…
…itler yılanların istilasına uğrardı Şahmaran Köyü. Çoğu öldürülür ya da çoğu ölürdü. Köy halkının diliyle bir tanesi vardı ki, sanki Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bahsettiği boynuzlu ve ensesi tüylü olanıydı. Ne ölür ne ö…