Boş Parmak Sendromu
…geçirdik tek battaniye altında. Evrenin merkezinde sadece biz vardık ve sanki dünyanın yaratılmasındaki amaç tam da bu aşktı. Gökova Körfezi'nde bir koyda demir atmıştık ve uykumuza eşlik eden tek ses, denizden ara sıra fı…
828 kullanım · 466 yazı
…geçirdik tek battaniye altında. Evrenin merkezinde sadece biz vardık ve sanki dünyanın yaratılmasındaki amaç tam da bu aşktı. Gökova Körfezi'nde bir koyda demir atmıştık ve uykumuza eşlik eden tek ses, denizden ara sıra fı…
…lerce yürüdükten sonra yolun kenarında kaldırım diyebileceğimiz, belki de diyemeyeceğimiz –bakış açısına göre tamamen farklılaşabilecek- yüksekçe taşların olduğu bir sokağa saptı. Ayaklarını hızla yere vurarak, çamurları silkel…
…on yaşında duvarların ortasına delik açtı ve orayı kullanmaya başlamıştı, son dört yıldır ise arkadaki duvarı tamamen yıkmış, kolaylıkla girip çıkabilmekteydi. Zaten gelen giden olmazdı buralara, gören de olmazdı. Arka duva…
Yuvarlak masa etrafına oturmuş birbirinden tamamen farklı olduğunu düşünen dört kişi, sessizce, masanın ortasındaki kibritlerden yapılmış gemi maketine bakıyordu. Her birinin yakasında renkli kartonlardan yapılmış farklı su…
Bazen bazı şeyleri hiç yazmamayı dilersiniz ya, hani şu an kalemimden dökülecekler de tam olarak o aslında. Yazıyı hazırladığım vakit tam olarak 17 Şubat Cumartesi 2018 ve saat 21:26’yı göstermekte. 8 Mart Dünya Kadınlar Gü…
…olsa Bir de anılar... Anıları kokularıyla anımsamak ne de güzeldi, Artık korkularıyla anımsıyorum. Birbirini tamamlamayan kar taneleri gibi Birbirini tam anlamadan dağılıyoruz anılarımda. Ve körükleniyor yalnızlık... Fotoğ…
…ha karizmatik olsun diye kendisine host dese de aslında o otobüsün muaviniydi. Çok genç değildi çok güçlü de. Tam otuz beş yaşındaydı ve aslına bakarsan sıskaydı da ve açıkçası yakışıklı da değildi. Yani kısacası dışarıdan…
…ifleyince şefinden izin istiyor. “Abi. Beş yüz beşin servisinden sonra gidebilir miyim?” Biraz homurdansa da “Tamam,” diyor şefi. Beş dakika sonra elinde tepsiyle odanın kapısında dikiliyor, Emrullah. Larisa elbisesini değişt…
…e doğru geliyor…” Öyle bir yürüyor ki dağlar yol olmak ister. Öyle bir koku saçıyor ki çiçekler bilse utanır. Tam dibime kadar geldi. Yüzünde hiç davet yok. Üstten üstten süzdü usulca. Sinan’ın tuttuğu şapkaya para atıp git…
…gelecek manzarayı değil, geride bıraktıklarını görebiliyorsun sadece.” “Yani?..” “Önce trene binmen gerek.” “Tamam bindim, ne olacak şimdi?” Umursamaz görünmeye uğraşıyordum. Avuçlarım ter içinde kalmıştı. Üstelik sıcaktan d…