Hüzün Hasadı
…Duvarda bir kartpostala doğru giderim faytonla Gider Rent a car cin ali'nin arabası Bir şey yapmadan kendime tahammülü denerim özel günlerde Musluğu açıp ağlarım bir el oğlu gelir diye Hüzünlüyüm ben Unutulmuş bir dilim Boykot k…
3 kullanım · 3 yazı
…Duvarda bir kartpostala doğru giderim faytonla Gider Rent a car cin ali'nin arabası Bir şey yapmadan kendime tahammülü denerim özel günlerde Musluğu açıp ağlarım bir el oğlu gelir diye Hüzünlüyüm ben Unutulmuş bir dilim Boykot k…
…ya erdedir ya yerde.” anlayışına dönüşmüştür. Her köşe başında yaşanan huzursuzluk, hoşgörüsüzlük, farklılığa tahammülsüzlük, dilin ruhuna işlemiştir. Dil ve toplumsal tutumlar arasındaki bu ilişki belli bir süre sonra yerleşmiş, bir…
…Öldükten sonra ardımızdan ağıtlar yakılmış Herkesin ağzında tek türkü “ölüm bize yakışmamış” Kıyafetti sanki tahayyül mü edecektik Kim derdi genç yaşımızda toprağa girecektik? Biz toprakta iken avaz avaz bağırmayın Biz toprakta…
…ıyı açan kartvizitindeki unvan iş buraya geldiğinde çaresiz kalıyordu. Gözlerini açtı. Artık vakit kaybetmeye tahammülü kalmamıştı, ne pahasına olursa olsun Serap’la konuşacaktı. Heyecandan kalbi yerinden fırlayacakmış gibi çarpı…
…rtüp kendisini temizlemeye çalışan insanların beni kirli göstermelerine izin verdiğim için aynadaki yansımama tahammül edemiyorum. Her gece soğuk yatağıma yattığımda gökyüzündeki yıldızların teker teker bedenime saplanmasına day…
…uşursa her şeyin sona ereceğini hissediyordu. Çocukça davrandığı, kıskançlık yaptığı yollu sitemleri işitmeye tahammülü yoktu. Üstelik bu kez iş daha ciddiydi. Sessizliği, orta yerinde oturdukları gece kadar fırtınalıydı. Gözleri…
…bi" diyerek. Ve hayata tutunmanı seyredecektik senin "Umudumuz" diye yükselen seslerin Cenazende yükseldiğini tahayyül edemeyecektik O sesler, sen hastaneden çıkarken yükselecekti. Ve sen gelecektin. Mavi kanepende oturup; Yine…
…kategorisine giren çocuk sayısı on yediye yükseldi. Bu seferki kargaşa az buz olmadı. Ailelerin birbirlerine tahammülleri kalmamış gibiydiler. Birbirleriyle bırakın konuşmayı, selamlaşmayı bile bırakmışlardı. “İyice cıvıdı bu oyun…
…lerimiz, çocuklarımızdı, bizdik oraya hapsedilen oğlum.” “Orada onlara ne yaptılar peki?” “Onlara o kadar çok tahammül edemiyorlardı ki, sesini çıkaranı, konuşanı, öldürdüler. Hiç acımadan. Bu yüzden önce en masum olanlar ayrıld…
…ı Zeliha’sıydı. Güzel bir şey vardı gözlerinden sızan, teşhisi delilik oldu. Kendine dikkatlice bakan yüzlere tahammülü yoktu Zeliha’nın. Oldukça mülayim, sessiz sedasız olan ya da görünen kız, onu süzen, dikkatlice bakıp aklında…