…, beyazdır, saygıda kusur komaz, hürmedir, yaşı uygundur, daha ne ola? A benim Zübeyir'im! Baban sevmez benim soyumu ya, akıldan zoru yoktur hamd ola! Sustu Kemçük, gülümsedi, nadiren mutlu gördüğü anasının hislerine sorularla…
…ektiğimiz bir an'dır hayat Kimi zaman somut, çoğu zaman soyut araçlarla çekeriz Somutlaştırırsak alır bakarız Soyutlaştırırsak düşünür kalırız İkisini birden yapınca vay ki vay Alır bakarız, düşünür kalırız. Taşı çekeriz makineyle Suda…
…2 portakalı çıkardı. Zaten satacağı tenekelerden ve kartonlardan başka da arabası bomboştu. 1 tanesini kendi soyup yedi. Diğerini ise poşete attı, arkadaşının civarına koydu. Yağmurluğu üstüne geçirdi. Ne yapacaktı? Bedenini…
…amayı veya yüksek bir binadan çakılmayı seçseydim. Çünkü anlık fiziksel acılar, her zaman uzun vadeye yayılan soyut acılardan iyidir. Şimdi daha mı iyi oldu, öleceğimi biliyorum. Geri dönüş ihtimali yok. Hayır böyle bir ihtim…
…ile olan savaşını Yine de kendi savaşının kahramanı oluyor. Eli iş tutmasa da ölüyle konuşmayı biliyor Toprak soyundan gelen bir hergele Dışbükey bir aynada Maske takmıyor sahneye çıkmıyor Oyun oynamıyor...
…kırılganlık değil, bir kopuştu gözümde, seçtiğim kelimelerde herkes kendinden bir şey bulmalıydı. Anlaşılmak, soyunmak değil, ayna tutmaktı. Tam bu düşünceler zihnimde dolaşırken anlaşılmak üzerine fırtınalar koptu. Bir süredir…
…lenerek embriyolara dönüştürüldü ve Zarnak ırkı yeniden canlandırıldı. İnsanlarla birlikte yaşayacak yeni bir soyun ve melezlerin temellerini attı. Basira’nın yolculuğu; soykırımdan doğan bir kız çocuğunun ihanete, idama, kay…
…iden keşfetmesidir. Belki de en zor olan ruhu esnetmektir. Hayatın tüm ağırlığını taşıdığını varsaydığımız bu soyut olgunun esneyebilmesi için önce hafiflemesi gerekir. Bu, bazen içten bir kahkahada kendimizi kaybettiğimizde,…
…, tuvalden, satırlardan, kulağımızdan… Bize geçen duygular… Birkaç yıl önce gittiğim bir resim sergisinde bir soyut resme gözyaşları içinde bakan birini hatırlıyorum ki o kişinin yaptığı şeye bakmak değil de görmek desem daha…
…niversiteli olduğunu tahmin ettiği iki genç vardı bir de içeride. Hararetli hararetli konuşuyorlardı dünyadan soyutlanmış. İki fincan duruyordu önlerinde, içilmiş ve kahvesi kurumuş. Halit daha fazla düşünmeden kitabını kırmızı kad…