Görünmez
…ile olan savaşını Yine de kendi savaşının kahramanı oluyor. Eli iş tutmasa da ölüyle konuşmayı biliyor Toprak soyundan gelen bir hergele Dışbükey bir aynada Maske takmıyor sahneye çıkmıyor Oyun oynamıyor...
8 kullanım · 4 yazı
…ile olan savaşını Yine de kendi savaşının kahramanı oluyor. Eli iş tutmasa da ölüyle konuşmayı biliyor Toprak soyundan gelen bir hergele Dışbükey bir aynada Maske takmıyor sahneye çıkmıyor Oyun oynamıyor...
…kırılganlık değil, bir kopuştu gözümde, seçtiğim kelimelerde herkes kendinden bir şey bulmalıydı. Anlaşılmak, soyunmak değil, ayna tutmaktı. Tam bu düşünceler zihnimde dolaşırken anlaşılmak üzerine fırtınalar koptu. Bir süredir…
…den bizim ülkede umut, alınıp satılan bir şey değildi.Yaklaşık yirmi üç yıl önce çalmaya kalksalar da kimseyi soyamazlardı — o kadar güçlüydük.Ama zaman ve şartlar değişir, bilirim.Hiç kimse bugünkü hâlimizi tahayyül edemezdi.Gurbet…
…iden keşfetmesidir. Belki de en zor olan ruhu esnetmektir. Hayatın tüm ağırlığını taşıdığını varsaydığımız bu soyut olgunun esneyebilmesi için önce hafiflemesi gerekir. Bu, bazen içten bir kahkahada kendimizi kaybettiğimizde,…
…lendiğini varsayabiliriz (Bu da bir başlangıçtır.). Endişeleniyorlar çünkü yarının getireceği “yok”lara karşı soylarının devamı olan bu gençlerin hazırlıksız olduklarını düşünüyorlar. Gençler, sadece “bireysel sonlu işlemler”e oda…
…, tuvalden, satırlardan, kulağımızdan… Bize geçen duygular… Birkaç yıl önce gittiğim bir resim sergisinde bir soyut resme gözyaşları içinde bakan birini hatırlıyorum ki o kişinin yaptığı şeye bakmak değil de görmek desem daha…
…niversiteli olduğunu tahmin ettiği iki genç vardı bir de içeride. Hararetli hararetli konuşuyorlardı dünyadan soyutlanmış. İki fincan duruyordu önlerinde, içilmiş ve kahvesi kurumuş. Halit daha fazla düşünmeden kitabını kırmızı kad…
…şinde İmtiyazlı bir deli. Nereden baksan fırıldak Nereden baksan sus payı Kahverengi dilli şeytan Her devirde soytarı. Kuyu dibinde binlerce taş Suyu çekmiş iklimi kurak Boşa kürek çeker artık Sofralarda yokken aş. Bin bir fark…
…ruyordu. İsmail işyerine vardığında güneş henüz yükselmemişti. Yeni mesai arkadaşları ortalarda görünmüyordu. Soyunma odasına geçti. Üzerindekileri çıkardı. İş elbisesini giydi. Botunun bağcıklarını bağladı. Aynanın karşısına g…
…aştılar. Alkış hâlâ kesilmemişti. Alkışların şevklendirdiği kısa boylu şişman genç göz açıp kapayıncaya kadar soyundu. Eskimiş paçalı donuyla köprüye doğru yalınayak koştu. Gezginlerin yanından geçerken yıpranmış lastiğin tutam…