Başlangıç
…çok da geceleri boş sokaklarda yalnız kıstırdıklarını öldüresiye ısırıyorlardı. Topluca bir kişiye saldırmak, sinsice takip ve durmadan boğucu gaz çıkarmak bunların işiydi. Evine bir ekmek ile ikiyüzelli gram kıyma almaya çıkmı…
2 kullanım · 2 yazı
…çok da geceleri boş sokaklarda yalnız kıstırdıklarını öldüresiye ısırıyorlardı. Topluca bir kişiye saldırmak, sinsice takip ve durmadan boğucu gaz çıkarmak bunların işiydi. Evine bir ekmek ile ikiyüzelli gram kıyma almaya çıkmı…
…t, güvey sözcüğü kendisine çok uzak olduğundan “Bana ne ya!” demeye kalkışınca yüzüne inen okkalı bir tokatla sindi. Daha beşikten karar verilmişti Seyran’la evlenmesine. Seyran doğduğunda Mahmut iki yaşındaydı. Aslında kendi…
Ne zamandır bir İran sineması çekiyordu canım. Derin mesajlarla dolu, insana ve insan olabilmeye dair küçük ama anlamı büyük ipuçlarıyla dolu bir film… Keşke daha önce keşfetseydim dediğim ve birkaç filmini izlediğim bir yönetme…
…de arada bir esnek davransa diye aklından geçirmeye yeltendi, gerisini getiremedi. Koca binanın her tarafına sinmiş adını anamadığı gücün gazabından korkmuştu. Kariyerinin ağırlığına yakışmayacak hızda sırtını aynaya döndü. A…
…rper Lee’den Bülbülü Öldürmek’teki siyahi sanığa karşı kurulan tezgâhlar, sınıf ve ırk ayrımcılığı karşısında sinirlerim bozuldu. Orhan Pamuk’un Kırmızı Saçlı Kadın romanında ben de kuyu kazdım ve vurduğum her kazmada topraktan su…
…rtede güneşlenmek istediğini söyledi. Nilgün bu değişime için için gülerken kaynanasının oğluna telefonlarına sinir olarak kendini şezlonglara, pırıl pırıl güneşin altına attı. Denizin ortasında olmak ona hiç güvenilir gelmiy…
…ninemden epey bir azar işitmiştim. Dedemi üşütmemek için yaktıkları kuzinenin yanına bağdaş kurup oturmuştum. Sinirlerinin yatıştığından emin olduğum bir vakit mezarlığın yukarısındaki, demirlerle çevrili o eski mezarları sormuştum…
…i, çatık kaşlarının alnında yaptığı izi, biçimsiz parmaklarını düşünüyorum. Sabahları erken uyandığında nasıl sinirli ve çekilmez biri olduğunu, çocuk ruhunu ve hatta -de’leri ayıramayışını bile düşünüyorum. Senin değerini gözü…
Aldırdım sinirlerimi iki göz ufkunda Masadaki artıkları kaldırdım Döndü dünya, gökyüzü aynı Dün yaptıklarım yanıma kaldı Kasadakileri ceplerime aldırdım Yardan geçtim yargıyı rafa kaldırdım Zincire vurdum yan bakanları Yasadakileri…
…esine, uzaktan uzağa… En ileri gittiğimiz de gece gördüğün zaten. Olup olacağı bir iki öptü. Hepsi bu.” Anası sinirini alamayıp yeniden şarladı. Bak bak bak, bir iki öpmüşmüş. Tuh sana, dese de bu sefer inanmıştı. Bıçağı ipliği…