…çlendi. Koca bir duvar gibi dikildi karşıma. Ben de "aklımın ipini salıverdim". Pencerenin önünde akşam üzeri serinliğinin verdiği hafif serinlemeyle, omzumdaki şalı biraz daha sardım zayıf ve bitkin bedenime. Titreyen ellerimle bir…
…mektir. Emektir zihnin sınırlarını yumuşatarak esnetmek ve alışarak değişip dönüşmek. Eskimiş alışkanlıkların sert kabuğunu kırmadan, yeni bir zihin mevsimine uyanmak mümkün değildir zaten. Enerjinin ve farkındalığın dansı i…
…ayıp buzdolabından havuç ve kereviz de çıkararak hafif yumuşatarak haşlayacak, yemeğini zeytinyağı ve limonla servis edecekti iki kişilik masasına. Dünden kalan yoğurt çorbası ve keten tohumlu ekmekle şahane bir akşam yemeği h…
…bırakıyorum kendimi. Bir serap gibi süzülürken düşlerim, Uykunun sıcak kollarına sarılıyorum sessizce. Geceye serpiştirilmiş yıldızlar, rehberim, Yıldızların arasında kaybolurum hafifçe. Rüyalar diyarında dans ederim sonsuzluğa, Uykun…
…zi ve elinde bir tepsiyle içeri girmişti. Tepsiyi kapının yanındaki sehpaya koydu. Yere, halının tam ortasına serdiği bezin üzerine tepsiyi koyup “Hadi buyurun, Allah ne verdiyse…” demişti. Sofrada üç boş tabak, ortada bir taba…
…em diye düşündüğümden olsun ayaklarım birbirine dolanarak koşuşturdum. Elime aldığımda evirdim çevirdim. Orta sertlikte oluşuna sevindim. Bakalım bu kez bahanesi ne olacak düşüncemin dudaklarımdan aktığını kasadaki kızın “Sever,…
…n duygusu taşır. Okulundaki yozlaşmışlık, yetişkinlerin yüzeysel davranışları ve kişilerin birbirlerine karşı sergiledikleri sahte tutum onu rahatsız eder, bu nedenle toplumun beklentilerine uymak yerine kendi değerlerini ve özgünlüğü…
…i size ne yemek istediğinizi soracaktır. Ne tüketeceğinizi bilmeden, ne üreteceklerini bilemezler... Ya da... Seri üretim bantlarının üretildiği dönemin ruhunu tekrar ortaya koyabilirler. Yani; seri üretimle pişirilmiş yemek…
…p, Nilgün’ün oturduğu güverteyi ele geçirmiş, tüm hayallerini çeyizini sergileyen bir kız edasıyla her köşeye serpmiş bekliyordu. Kimi mi? Ahmet’i tabii. Ay, hiç de yabana atılacak bir yörüngesi değildir dünya’nın. O beyaz ışık…
…hzun seni seyreden tişörtünü geçirdin sırtına. En azından sırtındaki kuru kafa dövmesi görünmez oldu böylece. Serçe parmağının uzun tırnağını zarfın kanadına geçirdin. Yavaşça çekiştirdin köşesine doğru. İçin hâlâ köpük köpük…