…i binler. Doğal dengeyi bozup da “yağmur yağmıyor” diye ağlayanlar değil mi bunlar? Tasarruf isteyip en beyaz sarayları dikenler Koltuk sevdasından kendi inançlarını bile hiçe sayan mahluklar. “Cehalet güçtür” sözünün günümüz dün…
…17 dakikaydı. 21 dakika geçmiş henüz bir ses yoktu Jacob’tan. Arabanın içinden cep telefonunun sesi duyuldu. Sarı saçlı, renkli gözlü saf kan Cermen ekip lideri telefonu açtı. ‘Rammstein.’ ‘Geciktiniz.’ ‘Efendim, henüz ses…
…ey konuştuk belki, bir şey değişmeyecekti. En son "canlı hissediyor musun bari?" dedi, "hayır" dedim. Son kez sarıldık. Bu sefer ardından gidişine bakamadan yoluma düştüm. Hâlbuki daha nasıl tanıştığımızın anısını anlatacaktık i…
…et öyle karmaşık bir karakterdir ki; ‘’Oyun içinde ustaca oyun yönetecek ve sergileyecek; soytarıyla soytarı, saraylıyla saraylı, en akıllı kadar akıllı, kusursuz bir deli olabilecek kadar oyunculukla yoğrulmuş, ama bir oyuncun…
…lanmış diğerleri el atmışlar ağır adamı yukarı çekmek için, çekmişler de; Vitali kolları bacaklarıyla sımsıkı sardığı dikiş makinesiyle beraber çıkmış tavana kadar su dolmuş dükkandan, "makineyi kanca ile yere sabitlemiştim kur…
…acak. Bırakın harflerinde asılı kalın sözlerin. İçinizi bir bıçak gibi kesip aynı keskin yumuşaklıkla yeniden sarmasına fırsat verin bu naif sesin. Susturmayın şarkıları. Geri dönüp sığınabileceğiniz bir şarkınız olsun mutlaka.
…r; dediğim dedik bir 'Erkek Fatma' ve çok akıllı. Can sıkıntısından bunalmış durumda. Hem de öyle bunalmış ki saraydan kaçıp bir ejderha ile yaşamaya başlıyor. Ama herhangi bir ejderha ile değil, çevredeki en güçlü ve tehlikeli…
…. On birden önce açılmamalı morglar Oralar soğuk düşünce yorgan isterim Demeliyim şimdiden ayırtmalıyım rengi sarı Sarı her baktığımda yaşadığımı hatırlatmalı. Saçma bir yöne doğru kışıyor şiir Koş bekliyor kapıda odun yok.…
…cephesine geçtiği için yurduna dönmediği gibi Hasan ve Hüseyin adlı iki yetişkin oğlundan büyük olan Hasan’ı Sarıkamış’a, küçük olan Hüseyin’i de Çanakkale cephesine gönderen bir annenin bekleyişi, özlemi ve vatan aşkı ilk perde…
…bir okuyucu olmamasıdır. Felsefe politika veya din ile uzaktan yakından ilgisi olmayan Ağca önce Camus sonra Sartre en son da Beauvoir'in kitapları üzerine yoğunlaşır. Felsefi olarak kendini tatmin edemez ancak onların kendi…