…ıklarıyla. Gücünü ısıran umutsuzluğun diş izini sabrıyla sildi gövdesinden. Şimdi daha olgun kar tanesi, daha sağlam bir vakit yara aldığı yerlerinden. Gücenmeden selamlayıp ardını, yarından yana deniyor şansını. Azaldıkları o…
…ne serpiştirilmiş bu öykülerle renkleniyor. Bu öyküler, konunun yarattığı kasvetten bir nebze kurtulmamızı da sağlıyor aslında. Yazarın öykü türüne olan bağlılığı burada da kendini gösteriyor ve bunun sonucu olarak roman, bir öy…
…enin çivisine tutunmuş, aşağı inmeye çalışıyordu. Yeşil naylon ayakkabılar giydiği ayaklarını çerçeve camında sağa sola sallayarak, inmek için ayaklarını yerleştirebileceği bir çıkıntı arıyordu. Duvara dayanmış sandalyeyi çe…
…Selanik’te, Atatürk’ün evinin bombalandığı söyleniyordu. Babası, kepenkleri her zamankinden erken indirirken sağ tarafındaki komşusu Antikacı Avel’le sol tarafındaki komşusu Sarraf Stavro da aceleyle dükkânlarını kapatıyor…
…. “Günaydın, siz kimsiniz?” “Barın sahibi” “Burada ne işim var?” “Çok içtiniz, biz de buraya yatırdık sizi.” “Sağ olun. Ben gideyim artık.” “Burada bizimle çalışmak ister misiniz?” “Nasıl?” “Yani şarkı söyleyin. Dün gece si…
…buralarda dolaşır olmuşuz. Pisiz be, leş, öğk! Fikir çöküşleri de ancak yukarıda anlatılan temalardan doğar. Sağlıklı fikirler üretememeye başladığınızda etrafınıza bakmanız gerekir. Sonrasında ise seçim tamamen sizin. Ya üstün…
…l yüzünü aydınlatıyor, iri gözleri korkudan çok yolumuzu kasıtlı olarak kesmiş gibi bakıyordu. Gerilmiş elini sağa doğru sallayarak çekilmesini işaret etti şoför. “Öğrencim o benim, bir dakika bekler misiniz?” deyip, cevap b…
Hava soğuk. Bunun tercümesi: kızarmakta burunlar. En saf hâli sergilenir insanlığın, Sağ ol Doğa Ana! Bir gün daha uyanmaya mecali yok güneşin. Yine peteklerin yanı dolu, Ağrılar peşin. Dumanlar yüze vurur, kalemler elde be…
…Şerefli nefsi aramakla olur Ve yine sen koru beni o perdeden Perdelerin kalkacağı ulviyetten Ben ölmeliyim ki sağ olsun ölüm Ölümden daha da yukarı gördüğüm Salık vermek gerekirmiş bazen hayatı Hayat, hayat olduğu için sızl…
…içi parladı. Gülümsedi. Bakımsızlıktan sararmış, birçoğu eksik olan dişleri görünecek kadar yürekten güldü. - Sağ ol, dedi. Yükünü yüklenip, kanaat ederek düştü yollara. Kahvaltı nevalesi hazırdı artık. Belli ki fazlasında…