…oduya göre, ahali kaçacak delik aramıştır... Pathé Sineması İlk gösterimleri düzenleyen 1868 Romanya doğumlu, Polonya Yahudi'si, Sigmund Weinberg'in işi fotoğraf malzemeleri satmaktı. Sonradan film üreten Fransız Pathé Kardeşle…
…sarılmasına. O kollarını etrafında sararken hareket etmiyor. Elleri ikisinin arasında, olabilecek en rahatsız pozisyonda sıkışmış durumda. Bir an geri itmeyi düşünüyor. Bir kere daha itersem geri gelir mi diyor ama emin olamıyor.…
…ne biner. Bu insanlığın yıldızlara uzanan sonsuz yolculuğunun başlangıcıdır. Astronotlar Bowman (Keir Dullea) Poole (Gary Lockwood) Discovery uzay aracında Jüpiter görevine geçeriz. Bu zorlu yolculukta yaşamları HAL 9000 isim…
…ar özgün karakterler olsa da kitabın aslında günlük hayattan çok fazla iz barındırması. Özellikle Cricket'in, popülerlikte zirve yapmış kötü-çocuk furyasından kilometrelerce uzak olması, o tarz kitapları okumaktan bunalanlar için gü…
…ilim insanları gibi ellerini arkasında birleştirmişti. ‘’Yok, yok, yazar olmalıyım ben. Bir hikâye yazsam, şu popüler olanlardan mesela, hayatla ilgili yazsam. Çözdüm ben hayatı artık, amaçsız bir yolculuktan farkı yok. Fazla y…
…rsın kendine… Hayatın kıyısına çekilip küflenen duygularını ve çürüyen ruhunu izlersin. Geriye kalansa sadece posadır zaten. Sıfır hayal kırıklığı ve sıfır acı ile devam edersin yoluna ama hayır, üzülüp kederlenmiyorsun… O zama…
…iniz parmaklık Ve göz göze gelindiğinde İdama sürükleyen bir savcı Kaçmaya çalışırken defalarca yakalayan bir polis Sevginiz bir bebeğe yürümeyi öğreten türden. Yazan: Oğuzhan Akcı
…ırakta beliren cılız güneşin erkesi sinmişti. Altında dikişsiz siyah tayt, üstünde dizleri hizasında lacivert polyester ceket vardı. Ana bilgisayara bağlı bir cihaz olan istem, gıda ve her şeyin kredi tutarınca ısmarlandığı alett…
…Ekrem amcaya rica ederek beni oraya götürmesini istedim. Yolda bir kalabalık görünce uçurum kenarında durduk. Polisler uçurumun kenarında durmuş, konuşuyorlar hepsinin öldüğünü adamın ise içkili olduğunu söylüyorlardı. Aşağı bak…
…rse gelsin başımıza, kabul etmekle meşgul geçiyor ömrümüz. Bedenlerinde kimsesizleşen, anlamı kadar siyah bir portrenin… Kusmuğunda boğulan, önemi kadar hissizleştiren derinliğin... Ve tüm bu kadarlar, bıraktığımız kadar. Hüznü ç…