…olduğumu nasıl anlayamadın? Elimdeki şişi alıp kalbime saplasan, bana attığın o bakış kadar yakmazdı canımı. Parmaklarım Mukaddes’in acı miyavlamalarını duyup eve koşmamla başlayan olaylar silsilesini yazarken bile titremekten ken…
…ndır suskunluğa bu kadar mana yüklemek Kirpiklerimiz kaç ay karıştı birbirine de bu kadar sürebildi sevmemiz. Parmaklarımın ucunda bir yaşam sevinci Bir tutam gökyüzü Gözlerinizdi tükenmek bilmeyen gücüm Sözlerinizde takılı kalmışımd…
…sen herkes sen Geçmiyor bu geceler Bir şarkı tınısı hatırlatıyor küçük kahkahanı Uzanmıyor artık parmakların parmaklarıma Buluşmuyor avuçlarımız Kokun gitti gelmiyor Sen gittin gelmiyorsun Fakat ben hâlâ Sensizliğin var olmadığına…
…ünün tüm kıvrımlarını alıp içime düşürüyor. Birden hareketleniyorsun. Ellerimi tutup kapıya doğru koşuyorsun, parmaklarımda hiç bilmediğim bir tat uçuşuyor. "Mutluluk trenlerde icat edilmiş." diyorsun. İnanıyorum. İnanmak, seni anlat…
…apıda kimse yoktu. Kapalıydı. İçeriden perdesi çekiliydi. Elimdeki bardak titreyince bir iki damlası akıverdi parmaklarıma. Bildiğim tek duayı ettim. Suyu içtim. Gidip uzandım. Uyurgezer olmuşum ben dedim. Yalnız başıma evde bu hami…
…lık. Henüz görebiliyorum göz bebeklerim hala kocaman. İşte! Bir teselli daha, bembeyaz kar yağıyor lapa lapa, parmaklarımla dokunup dudaklarıma götürüyorum aynı soğuklukla, buz gibi olmak fütursuzca. İçimin en derinlerinden gelen sıc…
…ında beni zihninde hatırlamaya çalışıp kabataslak bir portremi çizebilirdi. Ya da seviştiğimiz anlardaki gibi parmaklarımın tüm vücudunu boydan boya kat ettiğini düşünüp gülümserdi. Belki de yokluğuyla varlığı bir olan hayal gibi bir…
…fazla, başladığım yere geri dönüyorum. Eve giriyorum. Ayakkabılarımı çıkardığımda esaretin bittiğini düşünen parmaklarım. Biraz ağrı ama daha çok tasalılar. Yorgun bir insan fikrine inanmaktan... Bir şeyler içmeliyim. Sonra sabaha…
…ünya bu kadardır. Ezilmiş portakalların sızısını duyuyorum, Çıplak ayaklarla çamura basmanın teslimkâr huzuru Parmaklarımdaki kağıt kesiğinin verdiği acı. Ve bir ses Yani, şu içimdeki kovulmuş derviş Fısıldıyor çok büyük bir gizi kulak…
…Yağ ve kekikle harmanlanmış zeytincikler masanın müdavimlerinden. Ekmeğimi bandırıyorum yağın içine. Fazlası parmaklarımın arasından süzülüyor. Sağıma soluma bulaşmasın telaşında değilim hiç. Oysa annem ikaz üstüne ikaz yağdırıyor.…