Rıhtım
Rıhtım Sözlük

parlıyor

4 kullanım · 4 yazı

Arşiv eşleşmeleriGeçtiği yazılar

Tam İstediğin Gibi

Bir sabah uyandığında, Gökyüzü sevdiğin gibi parlıyorsa, Ve her şey tam hayal ettiğin gibiyse, Gözlerini kapat, bana gözlerinle bakma, Elimi bırak, bana ellerinle dokunma, Sabahın ilk saatleri gibi sev beni, Kalbimin ritmi en sevd…

Bazı Birkaç Saatler

…ım gelmiyordu. Kırlaşmış saçlarıyla uyumlu, metal çerçeveli gözlüğünü takmıştı. Gözleri iki siyah zeytin gibi parlıyordu. Önceden kafamda o kadar büyütmüşüm ki onu, bizimle birlikte kahve içebileceği, çayına bir şeker atacağı, yan…

R’leri Söyleyemeyen Çocuk

…çubukla gübreyi eşeliyordu. Oğlan kütüğün üstünden indi. Kardeşinin yanına çömeldi. Bok böcekleri sedef gibi parlıyordu. Galiba sıcak onlara yaramıştı. Gübrenin içinde kımıl kımıl kaynıyorlardı. Sanki aşiretlerinde düğün vardı. O…

Haşlanmış Istakoz

…dığı sıcak hava, Mercan’ın rengini kızıla kesiyordu. Yüzünden almadığı esmer tüyleri, teri ve tuzuyla sürekli parlıyordu. İşte onu bu hâliyle görenler, ona “ıstakoz” dediler. O, Balıklava restoranının tek ıstakozu oldu. Gün boyunc…

Ben Gidemem

Derinden derinden, Usulca, kırmadan gökyüzünü, Yerleşiyorum, yıldızların altına. Bir tutam ay ışığında. Parlıyor, yapma sokak lambaları Geçen arabaları saymak basit. Beni zorlayan şu gece Gecenin çıkmaz karanlığı. Oturup seyredi…

Elveda Evim

…yrılıyordu oradan. Kış bahara dönüyordu. İsmail Bey sabah erkenden kalkmıştı. Pencereden başını uzattı. Güneş parlıyordu ama hava sertti. Aldırmadı. Kendini dışarı attı. Yola basmasıyla neye uğradığını şaşırdı. Ayağı yerden kesild…

Beş Çayı

…orum uykuyla mayalayıp. Nefesi mi çoğalır, uykum mu ağırlaşır bilmiyorum. Perdenin arasından Murat güneş gibi parlıyor, bütün alasını almış güneşin. Kara, kısa kesilmiş saçlarını okşuyorum, anne de bana, diyorum. Hıh, diyorum gö…

Muvazene

…ım; ona gidiyordum. Üç katı uçarcasına indim. 98 model, baba yadigârı yeşil arabam kapının önünde parıl parıl parlıyordu. Kapısını açtım; içine girdim. Yılların kiri pası koltukların kumaşına sinmişti. Kendimi, bir zamanlar siyah…

Papatya

…adan çatallanmış sesiyle. Ona dönüyorum. Cebinden bir şey çıkarıyor. Titreyerek yanan lambanın altında bir an parlıyor. “Bak, vişne rengiydi ruju.” Avuçlarında duran küçük aynaya bakıyorum. “O dudaklarını boyarken, zaman dursun…

Dostum

…ama kıskanmadım asla, özendim sadece kendime lanetler okudum içten içe. Senin kıvırcık saçların vardı mesela, parlıyorlardı ışık altında. Çok sevdim ben onları. Senin öyle bir gülümsemen vardı ki baktığın her yeri dolduruyordu sanki.…

Yazarların gözünden

Sözceler

Tüm sözceler
Bu sözcük için henüz onaylanmış sözce yok.