Otuz Beş Yıl
…esaretinden kurtulmama bir gün kaldı. Bir gün sonra gardiyan kapıyı açacak ve beni katran karası duvarlardan özgürlüğe çıkaracaktı. Buraya ilk geldiğimde yirmili yaşlarımda henüz toydum. Şimdi, yaşlı ama bıçkın bir delikanlıyım.…
23 kullanım · 21 yazı
…esaretinden kurtulmama bir gün kaldı. Bir gün sonra gardiyan kapıyı açacak ve beni katran karası duvarlardan özgürlüğe çıkaracaktı. Buraya ilk geldiğimde yirmili yaşlarımda henüz toydum. Şimdi, yaşlı ama bıçkın bir delikanlıyım.…
…os kanadın üzerinde Denize dair, boğazından kucakla, serinlet tane tane... Ne güzeldir semaya nispet süzülmek özgürce Oysa düşünmez gece, beyaz gölge, bir balıkçı ağından öte Biraz ileride şehir hatları vapuru çarptı gözüme Kim…
…vuran yağmur damlaları eşliğinde battaniyemize sarınıp evimiz kadar ruhumuzu da kışa hazırlarız. Kimimiz güze özgü birtakım güzellemeler olduğunu düşünebilir bunların. Oysa bu, koca bir yıl boyunca verdiğimiz mücadelenin, ya…
…kendimi ifade etmem tükendiğinde, çok konuşup duraklayamadığımda, duygularım koca bir ormanda kaybolduğunda, özgürlüğüm ve sınırlarım beni yorduğunda, varlığımın faniliğinde ezildiğimde, maviliği beni çağırırdı. Sonsuzluğuma konu…
…ez olduk.’ Kalabalığın verdiği yetkiye dayanarak, azınlığa cellat, geleceğe acımaz olduk. Adımlarımız şiddet. Özgürlüğü kafese, başımıza da ayaktan taç koyduk. Şarkılarımızdan ‘mesele’yi, şiirlerimizden isyanı çıkardığımız o gün…
…inde yeniden görmemek için uyutmaya çalışıyordu zihnini. Engel olamayıp bir anda demir parmaklıklarla çevrili özgürlük sanrısından kurtulan bayatlamış rüyası, ölüme bu kadar yaklaşmışken yeniden hayatta olmanın verdiği mutluluk…
…i kez yuvarlandı ve kendisini boşluğa bıraktı. Parçalanan şişe, tüm kırıklarıyla beraber fabrikanın bahçesine özgürlük gibi yağdı. Yazan: İpek Sözen
Yalın kentin mavi duvarında, Uzayan özgür tohum olayım. Sileyim gözlerini yaşlıların, Köklerimle herkesi kucaklayayım. Mahşer kalabalığı dallarıma asılsınlar, Gücenmem taşırım bu bahtsızları. Yeter ki kara elli Kabil taş atma…
…dalı köyünün açık kahverengi narin yoluna çıkıp uzaklara gitmek. Hatta, topraktan ayrılık olmasa, kuşlar gibi özgürce uçmak isterdim gökyüzünde. Sonsuzlukta kaybolmak, taklacı güvercinler gibi takla atarken gökyüzünde, ılık rüz…
…türlü türlü özellikler ceplerinde dolaşıp duruyor, elleri boş olanlardan bir farkları olduklarını anlıyor ve özgüvenleri yerine geliyor, kim vermiş bu tohumları kendilerine, bunu bilmiyorlar ama yine de sahip olduklarıyla yetinmey…