…a kimsesizliği tanıdığını düşündü Nuri. Hıdır'ın içine gösteriş katılmamış içten gelen hakiki sevmelerini çok özlediğini düşündü. Yutkundu, yutkundu boğazına yapışmış yumruğu yutmayı bu sefer de beceremedi. Hıdır'ın katili hırsız…
…m hep başkalarına yakıştırdığım bir şeydi. İnsan o gerçeği hep kendinden uzak görüyor. Bu yüzden hayallerini, özençlerini, beklentilerini hep erteliyor. Sanki bunlara nasıl olsa daha çok zamanı varmış gibi. Belki Ünal anlatmıştır,…
…ıradışı insan" tanımlarının tıpatıp benzerlik göstermesi bu bağlamda en önemli kanıtlardır. Yazarın bir diğer özelliği ise kahramanlarını yargılamadan, aşağılamadan ya da yüceltmeden, onlar hakkında kesin tespitlerde bulunmadan,…
…adığı ve 'Çankırı'nın Yamören Köyünden Mustafa'nın yaşam öyküsünden hareketle, köyün ve köylünün sorunlarını, özlemlerini ve yaşam anlayışını meşrebince okuyucusuna sunduğu, edebi kariyeri açısından önemli bir eserdi. Esir Şehrin İ…
…elsek, acaba sessizlik nedir bilir miydim yanınızda. Ağzımı açtığım gibi, bir an takılır mıydı ayağı dilimin. Özür dilerim, yalan söyledim. Konuşamam, yapamam ki, utanırım... Sustu tekrardan. Boşluğa öylesine aşinaydı ki art…
…. Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir. 3. sıfat Yazma özelliği olan. TDK "yazar" sözcüğünü yukarıdaki tanımlar ile vermiş. "Yazma özelliği olan" herkes bir şeyler karalayab…
…kışından, duruşundan, nefes alışından vücut bularak seyircinin üzerine sağanak gibi yağıyor. Madeleine: Burcu Özberk Tatlı saf ve tutkulu Madeleine. Sade'nin öykülerine bağımlı Madeleine! O kadar deneyimsiz ve masum ki, kendi…
…. Çiseleyen yağmurun altında pardesüsünün yakalarını kaldırmış, elinde bir file ile evine dönüyordu. Çoklukla özenip bir türlü başaramadığı, 'sabah dokuz akşam beş insanları' gibiydi. Sonunda başarmış demek... ama sanki Büyüka…
…an sevgisi, benim ona olan sevgimden daha güçlü. Çünkü ben ona hep sahiptim, o ise beni bekledi. Annem babamı özlüyor musun, diye sorduğumda önce tebessüm etmiş, sonra başımı okşamış ve saçlarımı öpmüştü. Ardından çok özlüyorum…
…bir kenara bırakınca; özlemimizin "bilinmezlere" olduğunu bulabildim. Sorun bilinmezdeydi, bilinmezlikler de özgürlükte. Yani bu kadar özgür olsak da yine bir engel bulurduk derinlerde.