…kkebi son nefesini vermek üzere. Sevgili kardeşim, bu satırları okuduğunda bil ki ruhum, saatlerce bir bankta oturup manzarasını seyrettiğimiz denizin soğuk sularında çoktan özgürlüğüne kavuştu. Mektubumun başında da belirttiğ…
…şacaktı. “Gerçekten de kararlısın, denize açılacaksın yani, ben burada kalacağım.” diye mırıldandı karşısında oturan munis ifadeli genç kız. Bembeyaz bir teni, altın kadar sarı saçları ve ela gözleri üzerindeki büyük bir keder…
…adar patikalarına kızgın alevler serilmişken susuz/yurtsuz kalmış bir abdalın öyle bir çınar ağacın gölgesine oturmuş sessiz sedasız ve derin bir hu çekerek Yazan: Yunus Karakoyun
…zılmıştır. İnsanlığın Ay'a ayak basmasından bir sene evvel, bir bilgisayarın bir satranç dehasını yenmesinden otuz yıl önce çekilmiştir. Cinayete meyilli süper bilgisayar ile insanlığın, uzaylı zekasıyla ilk teması gibi bili…
…ulunmaktadır: bölgede bakire kızların toplanma alanı olarak bilinen bir kilise vardır, o kilisenin bahçesinde oturmak hayatınıza mal olabilir. Çünkü Ermenistan o bölgeyi kendi sınırı kabul ediyor ve oraya geçtiğiniz zaman sınır…
…sildikten sonra kimse onu izliyor mu diye etrafına bakındı; kimsenin olmadığını görünce kayın ağacının dibine oturdu. ‘’Siyasete atılsam, ne iyi olurdu.’’ diye düşündü kendi kendine, bu düşünce onu keyiflendirdi, gülümsemeye b…
…mak için gidilebilecek en nadide yerlerden biridir. Kitabınızı alıp bahçesinde kahve ya da çay içip saatlerce oturabileceğiniz bir yerdir. İlk girişte içinize bir huzur dolduğunu gittiğiniz zaman anlayacaksınız.
…e sabahlara kadar bekledim Zil çok çaldı, çok vuruldu kapıya Kapının kolundaki parmak izlerin silinmesin diye Oturduğum yerden kalkmadım, kapıyı açmadım. Beklediğim geceleri güneşe küstürdüm Dinlediğim müziklerden kendime sandal…
…edemin aldığı künye daima bileğimde idi. Bir gün birisi gelip bileğimi tutmuş, konuşmaya çalışmış. Karşımızda oturan Meryem teyze görmüş ve her ne için gelmişse o adam, yanımdan ayrılmıştı. Şu an bileğimdeki altına gelmiştir,…
…ler. -Anlat bana. -Neyi? -Annem yanan sobaya odun atarken çok mutlu olurdu. Ama akşam sofralarına hiç beraber oturamazdık. Ağlardı akşamları, beyazdı nefesi, kar gibi ferah... Annemin bir kokusu vardı. Boynu ve elleri portakal koka…