…a akın diyecek Zaptedin celladı uykusunda Bir ihtimaldir ki yaşanacak en talihli günler Sığınacağım siper, en onarılmış cephem Beni terk etmesinler Söyle onlara Sonsuzluğa nokta koymayalım Kuyruklu yıldızın en haşmetle parıldadığ…
…ere son derece saygılı, dönemin şartları doğrultusunda son derece sağlıklı yetişmiş bir nesildir. Zira içilen onca çeşme suyunun ve annelerin banyo esnasında kullandıkları suyun sıcaklığından sağ çıkabilmenin başka bir açıkl…
…sürekli tekrar oynatıyor. Ne anlamı kaldı ki o zaman bugünün? Bana ne kazandırdı, zaman kaybından başka? Ama konumuz bu değil. Yeni bir soru buldum kendime, yeni bir çıkmaz döngünün peşindeyim. Doğruyu düşünüyorum. Doğru k…
…ce gerçekleştiriyor, en önemlisi en çok ta kendisini başkalarında özlüyordu sınırsız bir iç çekişle. Acım ne? Onulmaz bir hissin içinde yalnızım. Başıboş hâlde. Yerinde olmayan, belirgin olmayan şeylerden konu açılınca benden d…
…gösteriyordu üstündekiler. Yanları beyaz çuvalla sarılmış üstüne birtakım yazılar yazılmış arabasıyla çöp bidonlarına yaklaşıp içlerindeki kâğıtları ayıklıyordu. Boyundan ve yaşından büyüktü yaşadıkları. Yaşıtları okulda, par…
…el benim odaya bir can ver, diyerek sıcak karşıladım onu. Gülümsedi, genç adam. - Mesele ne abi, dedi. - Telefonda söylemiştim, odamdaki lambanın duyu değişecek, dedim. Hafif alaylı gülümsedi. “Şunca basit bir şeyi bile yapa…
…lli belirsiz görülen bir hülya kadar gerçek olabilir ancak. Herkesin hayranlık duyduğu eserleri gözlüyorum ve onların replikalarını. Replikalarda her zaman bir cansızlık var, uçmaktan vazgeçen kuşların bakışlarında da sezilebil…
…şe dosta. Yoksa için, en az benim kadar param parça. Yarın kızın Almanya’ya gidiyor. Öyle her sabah gözlerini onunla açmak yok artık biliyorsun. Alışırsın annem alışırsın sen de. Çünkü ben alışacağım, sensizliğe, Ali Haydarsız…
…aynıydı. Kim mi? Hülya. İstanbul’a döndüğümü öğrendiğinde tüm arkadaşları kahvaltıda toplamaya karar vermiş. Onca insanı bi’ telefonla bir araya ondan başka kim getirebilirdi ki? Öğrencilik günlerinde de organizasyon işleri…
…oğlunun sessiz, sedasız üzerini giydiriyordu… İçimde ürkütücü bir merak ile birkaç saniye pencere kenarından onları izlemeye koyuldum… Mahalleden geçen cami imamı Rüstem abi: “Şiişt! Erdem neye bakıyorsun? Ayıp değil mi çocuğ…