…eştiriciliği… Bazen bir konu harika oyunculuk performansıyla öyle güzel sergilenir ki sanki o sahnenin içinde olursunuz siz de. Bazen de akla hayale gelmeyecek mevzular üzerinde kötü performans diyebileceğimiz oyunculuklar s…
…n doğduğunda Mahmut iki yaşındaydı. Aslında kendini bildi bileli yalvarırdı babasına “Bir bisiklet al bana ne olur baba?” diye. On iki yaşına gelse de umutla sürdürdü yalvarmalarını. Mavi olmalıydı hem de. İlçede görmüştü il…
…gili şöyle demiş. “Bir ülkenin yönetimini ele alsaydım, yapacağım ilk iş, hiç şüphesiz dilini gözden geçirmek olurdu. Çünkü dil kusurlu ise kelimeler düşünceyi iyi ifade edemez. Düşünce iyi ifade edilemezse, görevler ve hizmet…
…tlamaydı o: sonunda muhabbet sazını Halime halanın eline geri vermişti ve artık bundan sonra hiç konuşmasa da olurdu. İlk başta Halime Halanın muhabbeti pek sarmadı Nermin'i ama yapacak başka şey de yoktu. Hep birlikte kurba…
…in yaptıklarını tekrar ederken ona yakalanır. Kadın küçük çocuğun hiç farkında olmadığı gücünü böylece sezmiş olur. Kendisi pek de güçlü sayılmazdır aslında ya, yine de zamanla bildiği her şeyi yeğenine öğretmeye karar vermi…
…ı ama biz kararımızdan vazgeçmemiştik. Hasan benden bir yaş büyük, tombulca bir çocuktu. Uzaktan akrabamız da olur. Eşyaların çoğunu benim sırtlanmam yetmiyormuş gibi adımlarıma yetişemeyip yol boyunca söylenmişti. Dün gibi…
…yarım yarım topladığımızca. Topladığımızca var olmuyor muyuz sır, ayrı masalarda? Çalsaydı elâya, bir kaçışı olurdu güzün, vedâdan. Düşerdi kavuşmayan yakamızdan, Şimdi bir aldanı olarak kaldı hatrımızda. Benimle tekrar et, e…
…erini, ellerini yana açmış çaresizliğini… Sonra hemen unuttu bunları. “Babam benim odamı hiç görmedi anne. Ne olur söyle de gelsin içeriye. Olur mu?”Şimdi nasıl kabul etmesin, nasıl “hayır, olmaz” desin. O an ki unuttukların…
…Toprak senin emrinle yeniden şekilleniyordu. Keşke o zaman birkaç küçük bebek yapsaymışım. Kilden bebeklerim olurdu şimdi. Onlara ruh veremesem de ad verebilirdim. Onları hayalimde konuşturup kişileştirebilirdim. Yaratıcılık…
…. Saat: 02:15 sularıydı. Çalıştığım yemek dükkânından çıkmış eve gidiyordum. O saatlerde şehir ölüm uykusunda olur. Sanki şehirde yalnızca siz varmışsınız gibi… Sadece siz nefes alıyor, yaşıyormuşsunuz gibi… Hafif bir meltem…