…şlamıştı yol kenarlarında. Yazısı epey bir silinmiş bir tabelanın yanından geçmiştim hızlıca. Okumaya zamanım olmamıştı. Bir kasaba veya bir köye gelmiş olmalıydım. Bir on dakika kadar sonra evler sıklaşmaya başlamıştı. İnsanlar…
…zü dönmüş halinden korkmaktan ziyade öyle yakalanmaktan dolayı ar etmiş apar topar içeri kaçmıştı. Hiçbir şey olmamış gibi yatağına giren kadınsa kızının ifadesini almayı sabaha bırakmıştı. Soba çıtırdıyor, Topak, sokaktan geçe…
…irdenbire. Yusuf anlamamıştı tabi kardeşinin ne demek istediğini. “Bayramını kutlamayı unuttum o adamın, ayıp olmamıştır değil mi abi?”“Yok ya, neden ayıp olsun ki. Görünce söylersin.”“Tekrar görür müyüm sence?”“Neden olmasın. Bug…
…kmişti kadın ve birkaç defa ayakkabısının sivri ucuyla ayak bileğine dokunmuştu masanın altından, yanlışlıkla olmamıştı bu, hatta belli belirsiz göz kırpmıştı sanki. Belki karşılık bulamadığından toplantı bitene kadar kendini övü…
…oyulurken sorular uğultu olmuş karşılığını bulamadan boşlukta dolaşıyordu. Yarım saate kalmadan hayat bir şey olmamış gibi akmaya başladı. Karşı kaldırımdaki pastaneye geçen İbrahim Başkomiser ile Tuncay her vakit oturdukları m…
…rciler tahminlerinde sapma payı olsa da haklı çıkıyorlar, 8 yıl boyunca ağladıktan sonra uzaylılar hiçbir şey olmamış gibi uzay araçlarına binip bu gezegeni terk ediyorlar; kendileri tarafından yapılmış tek bir açıklama olamada…
…urmuştun. Belki balıkçı sana bakmıyor olsaydı, arkasından giderdin. Dönüp yoluna devam ettin. Demek hiç tanış olmamıştınız. Üzülmüş müydün? Elbette. Bak hâlâ üzülüyorsun. Durma çık dışarıya. Kaç gün oldu evdesin. Beni dinliyor, çıkı…
…ğımızdan silkinerek uyanmayı umut ederek hesaplaşırız gecelerde kendimizle. Ertesi gün de dün gece hiçbir şey olmamışçasına bizi yataktan kalkmaya zorlayan çalar saatin dehşet verici sesine küfürler savurarak, acılarımızı sıcacık yor…
…terince istersek onlara kulak verirsek dilleri çözülüp bir ses vereceklermiş gibi gelir. Eğer bu bugüne kadar olmamışsa bizi konuşmaya değer bulmamış olmalarındandır. Henüz kulaklarımız yeterince iyi duymuyordur, kalbimiz katılık…
Kafasında tek bir soru vardı: “Annem acaba ne sever?” Hiç anne çocuğu olmamış kadar acemiydi. Bunu düşünmesi için belki önce bir anne kucağı gerekliydi. sekiz yaşındaydı. Ev ve okul arasında belki iki yüz belki de üç yüz metred…