Bavul
…iyi masaya attı. İçindekiler lunaparktaki çarpışan arabalar gibi tokuştu. Artık annemin hastalığının çok kötü olduğuna emindim. Vakit geç oldu ama teyze evine gitmedi. Kendine benim yatağımın yanına yatak hazırladı. Sabah uyandı…
732 kullanım · 434 yazı
…iyi masaya attı. İçindekiler lunaparktaki çarpışan arabalar gibi tokuştu. Artık annemin hastalığının çok kötü olduğuna emindim. Vakit geç oldu ama teyze evine gitmedi. Kendine benim yatağımın yanına yatak hazırladı. Sabah uyandı…
…sulluk içinde geçip giderler; sonunda söndüklerinde, ışıkları bu gördüğün toprağı, ağaçları, taşları ve şahit olduğun tarihi aydınlatır! Ah, o kadınlar, onlar olmasa ne sen benim yüreğimi bilirdin, ne de ben seninkini; sen, bas…
…isminiz, rüzgarda savrulan bir kelebek gibi zihnime çarptığında hiçbir şeye sahip olmadığım ancak size sahip olduğum gelecek aklıma. Fakat affedin beni, ancak bir aziz dostun bile neredeyse şu bülbülden, müzikten, eşyalardan b…
…ine göre daha ilginçtir. Bu şehrin yerin altında 8 katı bulunmaktadır. Bu şehrin ilk misafirlerinin Asurlular olduğu tahmin ediliyor. Bazı kalıntılara göre daha da eski olabileceği düşünülmektedir. En son hâlini ise II. yüzyıl…
…güçlü hissetmemiş miydi kendini, romanın son sayfasını okuyup gülümseyen yaşlı kadının yaşama sevincine tanık olduğunda. Ya gençler, onlara yazık olmaz mıydı? “Gönül bu, ferman dinlemez” demiyor muydu yazmaya başladığından beri?…
…ye kimse onun gibi olmak zorunda değildi bir kere. Ama artık... Ben bencil değilim diyemiyordu. İyi bir insan olduğunu artık bir türlü göremiyordu. Önünde duran renkli vazoya baktı. Renkleri sevmezdi. Daha doğrusu açık renkleri…
…lar”ı üretmek mümkün olacak. Peki ama bu sırada normal doğan insanlar, bahse konu olan üstün insanların hakim olduğu bir dünyada nasıl yaşayacak, rekabet edecek ya da daha trajiği hayatta kalacak? Doğruluğundan emin olmamakla…
…yruk bir yaşam sürüyor gibi görünse de aslında onun özgür olmadığını, geçmişten getirdiği travmalarının esiri olduğunu kitabın ilk sayfalardan anlıyoruz. Onu bu denli yaralayan olay, kitabın ortalarına dek giz perdesi ardında bı…
…ilmeden, üstüne basmadan, ölmenin gölgesini onun kıvrımlarına bile karmadan. Başka bir yolda yürümenin mümkün olduğunu bilerek. Çıplak ayak ve ıslatılmış bayat ekmeği ısırarak.” Dönüp koluma giren kadının yüzüne baktım, yüzündek…
…kere seni küçük bir çocukla konuşurken işitmiştim. "Ağla!" dedin. "Ağla. Tutma içinde. Hani çok komik bir şey olduğunda güleriz ya tutamayız kendimizi, işte ağlamak da öyle… Üzüldüğümüzde de gözyaşlarımızı tutmamamız gerekir." Tu…