…geçerli olmayacağını bildiğimdendir belki de. Yürümeye devam ettim. Güneşe bakınca gözlüğümün tozlu ve kirli olduğunu fark ettim. Tam gözlüğümün sağ sapından tutup temizleyeceğine inandığım kıyafetimle silecekken yaklaşık on yı…
…abi beni alıp yerlere vurmadığınız sürece. Bir şekilden de öteyim. Kırıp bin parçaya ayırsanız bile. Cam şişe olduğum ilk şeffaf günlerimde yeni bir göz kazanmış gibi oldum. Dünyayı içine alan, ışığı kıran / yansıtan, aydınlık…
…Bazısı âşıktı, bazısı geçim sıkıntısı çekiyordu. En sevdiklerini kaybedenler paylaştı benimle acılarını. Sır oldum onların ağızlarından çıkanlara. Bu kadınlar gibisini görmedim. İkisi de birbirinden beter. Zavallı adam!”. De…
…i, onu odadan kovmamam için en büyük yardımcım. Bazen gitmelerini bile söylememe gerek kalmıyor. Bir anda toz olduklarını fark ediyorum. Bu, işimi iyi yaptığıma dair beni en çok pohpohlayan his. Başarılı bir yönetici gibi gözükmek…
…aşta türlü sebeplerden ölürdük. Tarih bize geçmişte insan ömrünün ortalamasının şimdiye oranla ne kadar düşük olduğunu söyler. Nice bulaşıcı hastalık salgınlarında milyonlarca insan öldü asırlar boyunca. Vebası, kolerası, ti…
…a, insanı ne kadar gerse de bu bir korku romanı ya distopik bir hikaye değil. Mahşer, insanın nasıl bir canlı olduğuna dair açık ve dürüst bir itiraf.
…n heyecanımla dinliyordum. İşte bütün yıl beklediğim tatil gelmiş, köye, dedemlerin yanına gelmiştik; her yıl olduğu gibi... Burada büyük bir bahçeleri, birçok tarlaları vardı. Bize düşense onları düzenli olarak ziyaret etme…
…mellerini sunuyor okuyucuya. Ölüm korkusunun ve aile bağlarının –ve tabii yaramaz evcil hayvanların- ilişkisi oldukça başarılı verilmiş. Sevgili evcil hayvanlarını emek vererek gömen, onlara özel bir hayvan mezarlığı oluşturan…
…atırlatalım. Örneğin, hayvana şiddet ile karşılaşan iki kişi düşünelim; birisi hayvanların bilinçli varlıklar olduğuna inanıyor ve diğeri de hayvanları otonom canlı formları olarak görüyor; bu şiddet meselesini öğrenen iki kişid…
…a sevmeyi seçtim. Seçimimden nasıl pişmanlık duyabilirim.” Bazen belki de, her şeye rağmen, bana yanlış örnek olduğu düşüncesiyle, “neyse sen bakma bana” diyerek saçımı okşuyordu. İçten içe, aile bağlarımın, örflerin, adetleri…