Mektup Ağrısı
…. Bunları yaşadın mı? Her yeni gün, evet... Ya da daha şairane: Ben bu mektubu sadece yazdım. Belki hiç kimse okumayacak. Kayıklar geçiyor gümüşler kadar parlak ve durgun denizden. Cansu'nun gözlerine batan ışıklardan temizliyorum…
15 kullanım · 15 yazı
…. Bunları yaşadın mı? Her yeni gün, evet... Ya da daha şairane: Ben bu mektubu sadece yazdım. Belki hiç kimse okumayacak. Kayıklar geçiyor gümüşler kadar parlak ve durgun denizden. Cansu'nun gözlerine batan ışıklardan temizliyorum…
…ile ruhu soğutur, kalp buz tutar. Paslanmıştır Mars bu kaybolmuşluk ve acının pençesinde. Işıldayan demirleri oksitlenmiştir Dünya’ya olan aşkının çetin dalgaların kucağında boğuşarak. Kıskançtır Mars. Dünyayı Güneş’ten bile kıskanır…
…ldin? Dün tamirden gelen çantayı da almışsın. Bu kadar mı bıkmıştın bizden? Tarağını temizlemişsin. Saçlarını okşayıp ağlamayayım diye mi yaptın? Yastığını neden yıkamadın? Turuncu rujun burada kalmış. Bana mı bıraktın yoksa? S…
…isteyen Kieślowski, Lodz Film Okulu'na iki kez başvurmuş fakat kabul edilmemiş. Bunun üzerine bir süre resim okuluna devam etmiş ve 1965 yılında ünlü Lodz Film Okulu'na yaptığı üçüncü başvurusunda kabul edilmiş. Tramwaj adında…
…ım ise, her şeyin bir anda olup bitmesi olabilir. Gidiş-gelişleri, ölümleri, soyulmaları, hepsini kısa sürede okumak olayların gerçekliğini idrak etmenizi zorlaştırıyor. Yine de bu yazarın bize vermeye çalıştığı mesajın ne old…
…esine körüklenmişti ki, mümkün olsa sımsıkı sarılacaktı apartmana. Fakat parmaklarını duvarlarında gezdirerek okşamakla yetindi. İşte bu apartmanın girişindeki çift yönlü, bir tarafında iki ve diğer tarafında üç basamağı olan bir…
…'lli oradan göğe uzanıp şu sahte göğe göğsümüzde her şey gerçek sızıyor görülmeden sözlerin balistik raporunu okumadan karar veriliyor trankkk yargıç asılıyor ve gülüyorlar veryansın bu yoldan gergin ellerle dönüp kör orduya ışı…
…dıkları göbekleri daracık elbiselerinin içine sığsın diye mezuniyetten bir ay önce telaşa kapılmışlardı. Oysa okulda onlara ya göründükleri gibi olmayı ya da oldukları gibi görünmeleri gerektiğini öğretmemişler miydi? Tanzimat…
…, iliklerine kadar nüfuz eden soğuğuyla varlığını belli edeceğine, pamuk gibi yumuşak bir narinlikle yüreğini okşasaydı ya. Kimsesiz kalmak istemiyordu, böylesi yalnızlık canını çok yakıyordu. Bir müddet sonra sessizliğindeki çık…
…a ben bunu zaman kavramı olmayan bir kitaptan bile öğrenebilirdim. Zaman yoktu belki ama daima bir son vardı. Okuduğum son bir sayfa olacaktı. Bir gündüz ve bir gece yoktu yalnızca. Önemli olan kalbimizde doğan güneş, zihnimizde…