…e yolladığı bilgi babasının ve çalıştığı kurumun adından ibaretti. Yıllar geçmesine rağmen unutmamamın nedeni odur. Elimdeki tek mektubunda yazılı bir kanıt gibi durur. Ayrıca, ablasının, erkek kardeşinin isimlerini de biliy…
Hafif bir baş ağrım var bugün. Sesim kısık değil boğuk, sanki aylardır konuşmamışım kimseyle. Odadaki duvar saati durgun, tıpkı benim gibi. Oturduğum sandalyenin süngeri erimiş, oturdukça rahatsızım. Çoraplarımın lastiği gevşem…
…sadakate ve benzeri değerlere son derece önem veren bir polis memurudur Scobie, derken dini inancı hayatının odağı olan ve bu konuda zaman zaman çatıştıkları eşi Louise’i koruma ve memnun etme isteğinin onun kendi iç dünyası…
…ın klasikleri arasında önemli bir yere sahip olmuştur. Gençlik sancılarına, toplumsal ilişkilere ve sorunlara odaklanan bu eser, baş karakter Holden Caulfield’ın New York'ta geçirdiği birkaç günü kapsayan hikâyesini ele alır. Sal…
…rlerdi. Evde elinden geldiğince annesine yardım ederdi. Annesi ve babası, o üçüncü sınıftayken ayrılmışlardı. Odasına ikisinin birden gelip sarıldıkları o günü asla unutamıyordu. Hava buz kesmişti adeta. Aynı etkiyi birkaç daki…
…da altıpatlar silahıyla uğraşıyordu. Yalnızca bir kurşunu kalmıştı. Düşünmek istiyordu ancak konuya bir türlü odaklanamıyordu. Elindeki kurşunu yavaşça deliğe itti. Silindiri yerine takıp çevirdi. Namluyu kafasına götürdü ve tetiğe bas…
Belirli referanslara odaklandıktan sonra bir şeyin benzerini ya da farklısını tespit etmeye başlıyoruz. Karşımızdaki canlı bir şekilde bizimle iletişim kuruyor (İnsanlar genellikle konuşuyor, köpekler havlıyor ya da ses çıkarmadan da…
…bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karı koca…” Tümcenin sonunu duyamadı. Gözlerini açtığında bir hastane odasındaydı. Karısı, oğlu, gelini ve gelinin babası baş ucundaydı. Kız hemen atıldı. “Geçmiş olsun babacığım, bizi çok ko…
…deriz bir anlığına. Farelerin horon teptiği bodrum katındaki su borularının hırıltısı kulaklarımıza dolarken, odanın kesif kokusu misafir olur burnumuza. (Trevanian’dan Şibumi’yi okurken gözümün önüne, gördüğüm birçok mağarayı…
…ş halletmekti. Düşündüğü gibi de yaptı. Soğumuş demliğin altını yaktı. Perdeleri sonuna kadar açıp güneşi hem odasına hem içine doldurdu. Radyoda kanalları gezdi, içine sinen bir ezgi bulamayınca tümden kapattı sesini. Kasvetli…