…u gamzeler kaybolmasın. Kızın sudan çıkmasını da istemiyoruz. Yanlış anlama ciğerim, üşüdüğü için hızlı hızlı nefes alıp vererek duşa doğru koşuştururken yuvarlacık göğüslerinin hoplayıp zıplamasından hoşlanmıyor değiliz. Ama…
…almaya yönelmişti. Yükselen kiraları değerlendirmeye çalışanlar da daha ucuz evlere taşınıp aile bütçelerine nefes aldırmaya çalışıyorlardı; kendini en yakın hissettiği eski mahallesindeki bazı komşularının planladıkları gib…
…telaşlandım. Tanımadığım birini merak edeceğim hiç aklıma gelmezdi. Aksilik bu ya, hafta sonu girmişti araya. Nefret ettiğim ilk iş gününü iple çekiyordum. Pazartesi sabahı her zamankinden erken yola çıktım bakarsın otobüs vak…
…üyor. Başımda, ensemden çeneme kadar bir ağrı yumağı dolanıyor. Kulaklarımda gittikçe derinleşen bir çınlama. Nefesim kesiliyor. Önümdeki toprak yol kararıyor, kararıyor, kararıyor… Akşama doğru bir esinti aldı ortalığı. Ağızla…
…nsizliğime bakar, Şimdi ağlıyorum da… Bir buz gibi erimişim! Yar! Adın söyler dilimde, Gözlerin bir buğu gibi nefesimde. Ya o Edep! Her hali hayalimde… Şimdi düşlüyorum da… Ben ne çok bağlanmışım! Umudun, özlemin her harfi adınla…
…e Bir fahişe benden sigara istiyor Veriyorum ona parlak paketten bir tutam ölüm Çekiyor içine bütün şehri tek nefeste Sokaktayım bu gece Bir sarhoş geliyor yanıma “Ört!” diyor “Ört bütün yalnızlığımı!” Alıyorum onu paltomun iç…
…sinek, göz açıp kapayana kadar alnına konmuştu. İçinde doğan acıma duygusu ile saçını okşamaya başladı. Önce nefes alışverişinin ritmi bozulan Ömür Hanım, elinin tersiyle alnına vurdu. Sersemleyen sineğin çıkardığı sesle göz…
…nnem çamaşırları eliyle yıkardı. Babamı o halde gören annem kendini kaybetmiş hâlde bağırmaya başladı. Köyden nefret ettiğini, buralarda yaşayamadığını, babasının kendisine sunduğu imkânları özlediğini sıralıyordu. Babam ketum…
Hayat bir ıslıktır. Kısası tat vermez, uzunu yorar adamı. Bunca nefes uğrunda harcanır, yine de bir gün çıkmayıverir dudaklarımızın arasından. Umut dediğiniz de buna benzer. Bazen öyle güçlüdür ki rüzgârları eğip büker; bazıl…
…. Sözde teselli ediyordu beni. Ağzı, burnumla “French kiss” yapabileceğimiz kadar samimi bir duruma gelmişti. Nefesi üç gün yağmurda kalmış yünlü mont gibi kokuyordu. Ve bu koku, ölü evine yakışan ender kokulardandı. “Ölüler E…