Hipnoz
…man geçtikçe basit yaşamlara benzeyen hayatıma geri dönüyorum. O zaman da karanlık sokakları çıkmaza tıkıyor, nadiren anımsıyorum o karanlık günleri. Ancak bir akşam var ki kafamın içi tozla da kaplansa unutmam imkânsız. O akşa…
22 kullanım · 19 yazı
…man geçtikçe basit yaşamlara benzeyen hayatıma geri dönüyorum. O zaman da karanlık sokakları çıkmaza tıkıyor, nadiren anımsıyorum o karanlık günleri. Ancak bir akşam var ki kafamın içi tozla da kaplansa unutmam imkânsız. O akşa…
…di. - Hayır! - Sen o yakanın düğmelerini mi açtın? İnşallah gizliden koymamışındır o giysileri de? Genç kızın nadir görülen gamzesi, “Bana ne!” diyen omuzlarına destek olmak üzere yüzünde belirdi. - Koydum işte! Kadının ince…
…iki kişilik tipik İngiliz kanepe yeterince sıcak bir karşılama sunuyordu misafirlere. Üstüne üstlük Londra'da nadir bulunan güneş, ışınlarını güzel pencerelerimizden, önlerindeki coşkun çiçeklerin arasından geçerek odaya dold…
…sevinçlerim Sırma saçlım beni kalbimden yaraladın Yeşil bir orman gibi bak Oksijen versin bakışların. Yazan: Nadire Tatar
…hatırlamamıştı. Ve son olarak bu sefer gerçekten göremedi, hayatına son verirken kullandığı o kırık parçanın, nadir pembe renklerden birini barındırdığını… Bir bilse… Ah bir bilse… O asla pembe rengi seven bir kadın olmadı. Y…
…arşın ürkütücü derecede manalı yüzünden ötürü "Büyük Taş Surat" yakıştırmasını almıştı. Hilelere ve efektlere nadiren başvururdu. Keaton'un zamanlama ustalığı gerçekten çok üstündü. Çoğunlukla tren ya da motosiklet ve koşma gag…
…di ve uyandım! Kalkın artık, mesai başlıyor, rüyalarınıza sonra devam edersiniz… Etrafımıza baktıkça, iyiliğe nadir rastlar olduk? Doğal seleksiyonda, vicdanı az olan insan, çoğalır oldu sanki. Bu işin anahtarı, o gün her ne…
…duğu böyle zamanlarda köşemde uyuyormuş gibi yapardım. Bir keresinde kafası her zamankinden daha kıyaktı. Çok nadir olarak yırtıp atmadığı sayfalardan birini açıp ardından öksürerek boğazını temizlemişti. Sözleri ağzında yuva…
…kış için bana kalın bir boyunluk ördü. O bir şeyler örüyorken onu izlemek keyif veriyordu bana. Artık oldukça nadir tekrarlayan balık tutma seanslarımızda babama bolca ondan söz ettim. Beni keyifle dinliyor fakat öğütler verm…
…yarım ekmekle biraz katık çıkarıp masanın üstüne yayardı. Bazen yağ bazen zeytin bazen de peynirdi katığımız. Nadir de olsa simit veya poğaça da alırdık yandaki fırından. Bir iki domates, bir iki biber olduğu günler de olurdu…