…Aktar Osman'ı gölgesi ile ezer oldu. - Sen ne der, neler söylersin Osman Ağa! Esnafın borcu namusudur, bilmez misin? Seni borcuna sadık bir adam zannettik para verdik, yeniden mühlet istemek de neyin nesidir? Borcunun vadesi…
…uğu gayrimüslim tefeciler için de hayli gözde bir yerdi. Dara düşmüş esnaf ve tacirlere borç para verip sonra misliyle toplayan, has adamı Mekri Necip ve yancıları vasıtası ile borcunu ödeyemeyenlerin yolunu kestirip sıkıştıran,…
…alar; kim benim derse desin bu taşlı tarlalara ekin vermez sert topraklara; "kargalar" buranın asıl sahipleri misafirlerin gidişinden hoşnut, gak'laşıyorlardı kendi aralarında kavaklıklarda. Fırfıro Kemal Artin'in dükkanından içeri…
…ora merdivenleri inerek inşaatın ortasında işçilerin tacize varan yorumlarıyla başbaşa kalmış sıkıntı yaşayan misafirleri; "Lütfen yukarı buyurun efendim, Vitali bey sizi bekliyor" diyerek kurtardı. Aksanlı Türkçesinin yüz ifadesin…
…ir sigara yaktım. Ne çok sıkıntı vardı. İçinden çıkamadığım tonla dert… Birden midemin kazındığını hissettim. Mis gibi bir kahvaltı sofrası İstanbul gibi iyi gelecekti bana… Uzun bir yürüyüşün ardından bu hayali gerçekleşti…
…arını çıkarıp sırt üstü yatağına uzandı. Yatağın köşesine ilişen Feride Hanım'a dönerek; - Hanım, bu gece sen misafir odasında yat. Beni uyku tutmaz, bir o yana bir bu yana döner durur seni de uyutmam. dedi. Bunca yıllık evlili…
…an. Hıdır'ın tavrı sakinleştirip panik halinden uzaklaştırdı Nuri'yi , canını kurtarıp sığınmış gibi değil de misafirliğe gelmiş gibi davranan Hıdır'a şaşkın şaşkın baktı, elinde çay bardağı sigara içen Hıdır sofrayı işaret edip "b…
…yla at da adam desinler. Daltaban Ali bu söze bekletmeden karşılık verdi; - Yeni ötmeye durmuş Denizli horozu misali çatallanıyor dalyarağın sesi. Bu konuşmalar, çıraklar dahil kahvehanedeki herkesi güldürmeye yetmiş gülüşmele…
…ev satılıktı. Orhan Veli benim için biraz fazla kıymetliydi. Belki de ikimiz de biraz fazla “garip”tik. Bilir misiniz, bir müzesi yok Orhan Veli’nin. Oysa yazarların müzeleri çoğu zaman evleridir. Doğulur, büyünür, ölünür… ve o…
…önünde uyuklasa köpeklerimiz, bal gibi olsa ağaçlarımızın meyvesi, masmavi gökyüzüne şarkılar söylese kuşlar, mis gibi koksa pişen yemeklerimiz, annem oyundan eve çağırsa bizi, sonra bir yolunu bulup yine çıksak, geceleri y…