…kça vücuduna ağırlık çöküyor, daha da uykusu geliyordu. Sonunda gözlerini kapattı, rüzgârın sesi de tatlı bir melodiye dönüştü. Fakat bu sefer de iç sesi gece boyunca onu hiç mi hiç rahat bırakmadı. En başından beri ormanda aştı…
Otelin servis asansöründen beşinci katta iniyor. Meyve tabağı, çerez kâsesi, viski bardağı ve buz kovasını dökmemek için elindeki tepsiyi itinayla sıkıyor. Katlara yaptığı ilk servis değil ama şefinin, “Aman ha! Dikkat et. İy…
…bir hayattır bırakılan Bir sana, bir de bana... Dağlar, ovalar, göller Taşra kentleri başkent üstünden Ah şu memleket, uğruna canlar verilen Ayrılmak zaman alıyor, barışmak tek sefer. Umuttur hayatın en olgun meyvesi Bir umuttu…
…ldu?” “Yok öğretmenim. Bizim hayvanlar bulundu. Abimi eve getirdik. Babam biraz dövdü ama bir şey olmadı. Sen merak edersin diye aradım.” Zehra, aynı küçük Zehra... Bana sobanın sıcağında salladığımda kullanabileceğim çok değ…
…e büyük bir sahanlık karşımıza çıkıyor. Muhtemelen burası eskiden ahır olarak kullanılan yer. Karşıdaki tahta merdivenlerden yukarı kata çıkılıyor. Ev o kadar harap hâlde ki her basamağa bastığında çıkan gıcırtıdan merdiven yıkı…
…n benimle Ne vakit bir kadın görsem Sarılırım yokluğuna Her kadının yokluğu bir başkadır Sevdiği adama Yazan: Mert Tahta
…bir ayaz kaplıyor yeryüzünü Yazıyı icat ettiler de Gelmiyor bu ayazda şiirler dile Kabulümsün ey Yakın Çağ’ın mezalimi! Ben ne çağlar gördüm gözlerim nemleneli Bir bulut istiyorum sadece senden geri Yazan: Hüseyin Şahin
…ir şehre düştün son cemre ile sen el ele. Beni de alın içinize, kurtarın bu yalan kutlamalardan. Ben eski bir mevsimim, Eski bir sehpa, Kırılgan bir neşeyim. Bu sofra bir daha konuşmayacak. Tanrıya inat, bir kelime Aşk! Yenilgid…
…e beni o yıldızın altında, gelmeye sözüm olsun. Gözlerinde bir sona erişin şavkı parlamasın asla. Bir ıhlamur mevsiminin keskin kokuları tütsün içinde. Bugün çaresiz bir ölümün çınlayışı çalıyor, ama nafile. Mağlup olmadı günün so…
…ilik fanzin..." Bu 24 sayfalık hikâye siz nereye sürüklemek isterseniz oraya gidiyor. Yazar, Serkan Üstündağ, mecazi anlamlarla yüklü, bilimsel gerçeklerle süslenmiş, ve de kelimenin tam anlamıyla uçuk kaçık bir fankit sunmuş.…