Bir Ümidin Var mı
…ka bir ses duyulmuyor. Garip bir koku geliyor burnuma o an. Islak yerlerin üzerinde dizili bir düzine masaya, masaların üzerlerinde ters çevrilip duran sandalyelere takılıyor gözlerim. Başım çatlayacak gibi ağrıdan. “Hadi abim. İ…
28 kullanım · 21 yazı
…ka bir ses duyulmuyor. Garip bir koku geliyor burnuma o an. Islak yerlerin üzerinde dizili bir düzine masaya, masaların üzerlerinde ters çevrilip duran sandalyelere takılıyor gözlerim. Başım çatlayacak gibi ağrıdan. “Hadi abim. İ…
…. Bakışları kimsenin göremediği diyarlardaydı. Birkaç bina ötedeki pastaneye geldiklerinde kapı önüne atılmış masalardan birine oturdu İbrahim Başkomiser. Sandalyeyi çökmesini söyledi Tuncay’a. Garsonun getirdiği çaydan ilk yudumu…
…la gölgesi de sağa sola gidiyordu. Çocukken ocak başında oyunlar oynardı içeriye giren gölge ile. Hayaller ve masallarla beslenen yüzlerce gölge oyunu öğrenmişti babasından, dedesinden. Artık birçoğunu unutmuştu. Unutmadıklarını d…
…Ne Yusuf’un camiye gitmemesini ne siyah giysilerini ne de garip takılarını dert ediyorlardı. Hatta kimi zaman masalarına oturtup alışamadıkları müziği açtırtıyor, şarkıları birlikte dinliyorlardı. Yusuf artık herkesin iblisiydi. O…
…ı kelimenin birleşimi olarak görmek! Elimizde şu an "cin" ve "ayet" kelimeleri var. Cin kelimesinin tanımını "Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık." olarak seçelim ve ardınd…
…içkilerle doluyor; içkiler ağız dolusu girdaplarda kayboluyordu. Siparişler alınıyor ve zamanın çok ötesinde masalara servis ediliyordu. Birbiri ardına dalga dalga inip kalkan eller arasında restoranlarını alaboradan kurtarmaya…
…ben deli Dünün düzenbazı bugünden belli Doymak bilmez iştahınız Susmak bilmez bir yalancı gibi Gel kır dizini masallar anlatayım Bin soytarılı bir kral yaşarmış saraylarda İş bilmez, dur bilmez tavırları Surları insan etinden ka…
…ardan kışlara kadar Kiliseye gitse bir dert Nietzsche okusa başka dert Kendine inansa başka Baştan sonu belli masallara inansa başka dert Öyle ya Doğrusu hangisiydi Yazan: İrem Bilgiç
Bir evlek boşluğuna yatırmış Kayıtsız küreksiz çocukluğunu Çıplak ayaklı masallardan dinliyoruz Yüreğimizin kapısını çürüten hastalıkları Teyellenmiş yıllar geçti böylece Çığlığın ölüm getirir nine Zenci karasını sıyırmış Acı bakır…
…rışık Bir sisim Bu kırmızı evrende Ceza yazılır gülüşlere Vergi arazıyız maddesel olarak Nefes alıp veriyoruz masalları Bu dev kapılar üstündeki puslu lambalar, Ve lambalar içindeki puslu, sarı yıldızlar ne? Aklım üşüyor Ve keski…