…anınca taş yesin gayri.” Pek doydukları da söylenemezdi. Yarı aç yarı tok kalkarlardı sofradan. Öğretmeninin, Marshall Yardımı dediği süt tozundan hazırlanan süt olmasa hiç doyduğunu hissetmezdi. Allah’tan sınıfta epey çıt kırıl…
…da ve sonsuzda diner ayaklarımın sana koşan yorgunluğu. Gelsen sen göz kırparım sevinç içinde bi koşu denize, martılara, balıklara diner gözlerimin mutlak kimsesizliği. Gelsen sen şimdi ölürüm, çıldırırım saadetten bir yanı mavi,…
…e eylemi, diğer iki zaman dilimine oranla daha zordur ama imkânsız değildir. Algı bombardımanı dediğimiz şeye maruz kaldığımız en yoğun zaman birimidir, şimdiki zaman. Renkler, sesler, cisimler, şekiller... Her şeyde bir anla…
…ur saçlarım, karışır düşünceler dalgalarına... Kız kulesinde bir bardak çayda, yudum yudum anılarım Özgürlük, martının süzülen kanatlarında İlk deneme Hezarfen’le Galata kulesinden Üsküdar’a Bende her daim volta, geçmişten yarın…
…um orospuymuş benim. Meşrebim bozukmuş. Beynimi kafam yerine kıçıma koymuş Allah. Canım öyle istediği için de martaval atıyormuşum… Yediğim dayaklar en çok ruhumu acıttı. Allah senin de belanı versin baba gibi… Aman! Bu Metin de…
…önemsemeden ya da daha az önemseyerek bir şeyler meydana getirmeye çalışan sanatçıların neden kötü tepkilere maruz kaldığını anlamamız da kolaylaşır. Jan Kounen’in ‘Coco Chanel and Igor Stravinsky (2009)’ filminde sergilenen…
…arça hüzün bir parça tedirginliğe teslim oldu vedalaşırken. Yediye anca ulaşmış yaşının iki katı kadar vedaya maruz kalmıştı. “Sevgi Teyze diş perisi badem şekeri bırakmıştı ya onları sen ye ama sakın şişko Hamdi’ye verme!” E…
…. Ya da insanın içine işleyen buz gibi bir sabah ayazı. Bilmiyorum. Şehirlerarası bir otobüste... Ya da belki martılara simit attığım bir İstanbul vapurunda. Tramvayda bile olabilir. Kestiremiyorum. Babamı kaybettim ben. Bir inşa…
…da, ABD’nin kazanmış olduğu hiçbir şey yokken ve hatta ABD kaybetmişken, askerlerin hep bir ağızdan söylediği marş kazanmakla kaybetmenin bu savaşta önemli olmadığının belirtilerinden birisi. Sonradan hümanist bir bakışa bür…
…ecekti. Ya da evi bile yoktu. Lisede edindiği fena arkadaşları vardı ve bir benzin istasyonundaki zavallı bir marketi soyacaklardı. Daha kötü ihtimalle zavallı çocuğun köpeği çok hastaydı; yarın, öbür gün ölecekti ve bu yüzden…