…giliymiş gibi biraz uzattım sanki; ama Dincel de bana garantili bir ikinci adres vererek bu hikâyedeki yerini layıkıyla buldu bence. Gelelim Deniz'e… Dincel'den hemen sonra tanıdım Deniz'i. İsimler birer tesadüften mi ibarettir,…
…uvar saati durgun, tıpkı benim gibi. Oturduğum sandalyenin süngeri erimiş, oturdukça rahatsızım. Çoraplarımın lastiği gevşemiş, pijama eskimiş. Sanki yüzyıldır aynı yerdeyim. Aynı yerde, aynı hisler ve elbiselerle. Bugün aylar…
…tanenin bodrum katındaki küçük ve pencereleri demir parmaklıklı odada beş kişi yatıyorduk. Loş odanın devamlı lambayla aydınlatmasına kıyamadığı için her gün içeriye girmeyi deneyip beceremeyen güneşin, öğleye doğru camlarımızı…
…görünüyor ve bizlere gençliğinde Avrupa’yı gezerken gittiği ünlü bir oteli anlatmaya başlıyor. Otelde “Sıfır” lakaplı “Mustafa” adında biriyle tanışan yazar, o buluşma sırasında Mustafa’dan otelin ve “Gustave” adındaki birinin…
…başka kadına, yine o unuttuğumu sandığım kadının adıyla seslenmiştim. Neyse ki bir arkadaşım Mustafa Kemal’in Latife Hanım’a, Fikriye Hanım’ın adıyla seslendiği bir durumdan söz edip, bir dahiden verdiği örnekle ahmaklık konus…
…sakladığım, katlı ruhumsun Katları açıldıkça, A5 den A1’e efsunumsun Sarı zarfında örülü saçlarım, nazarımda lacivert mürekkepli yolculuğumsun Okudukça sen varsın, yaşadıkça hep sen varsın…
…lpaşa tatlısı. İkisi de domates çorbasında karar kılıyor birbirinden habersiz. Mevsimi geçmeden bol bol yemek lazım diye düşünüyor kızıl saçlı kadın. İnerken kırmızı ceketini eline alan siyahlı kadın dışarıdaki masalarda otur…
…iyorsunuz sandık. Doktor kalp spazmı deyince biraz rahatladık. Uzun yol sizi yordu herhâlde, dikkatli olmanız lazım,” derken kayınvalidesi başını sallayarak onayladı. “Geçmiş olsun dünür,” dedi kızın babası. Konuşmaya devam e…
…arlak bir gökyüzünü sarmalamasından… Aklına gelen dizeleri önünde açık duran bilgisayarına aktarmak istemişti lakin sözcüklerin kafasında dolandığı yetmiyormuş gibi az önce peş peşe duyduğu korna sesleri tüm dikkatini dağıtmı…
…Koltuğa oturdum öylece. O da gitti öbür koltuğa kıvrılıverdi. Babam diyalizden gelene kadar halıyı temizlemem lazımdı. Mutfaktaki işlerimi yeni bitirmiştim. Çamaşırları da asıp çıkacaktım. Annemin gidişinden sonra almıştı babam…