Rıhtım
Rıhtım Sözlük

kum

30 kullanım · 23 yazı

Arşiv eşleşmeleriGeçtiği yazılar

Gurbet Kuşu

…zyonlarda gördüğü masmavi denizi, denizin üstünde yüzen gemileri bu kadar yakından gördüğünde çok şaşırmıştı. Kum denizi ile çevrili yeşil ağaçlarla süslü evini çok çabuk özlemişti. Petrol, demokrasi, diktatörlük, kapitaliz…

Gümüş Renkli Balık

…le bir gündü, yanılmıyorsam cumartesiydi Bahar evimde çalışmaya başladığında. Üzerinde pazardan alınmış, ucuz kumaştan renkli bir elbise vardı. Nasırlı elleri benimkilerden çok daha erkeksi gözüküyordu. Görür görmez tahmin yürüt…

Nil

Mısır için nil ne ise Benim için de sen osun Kum ve kayadan ibaret kalbimi Taşkınlarınla ovaya dönüştürürsün Sayende ekinler veririm, hasatlar görürüm Yüzüm güler, yüzler güldürürüm Ama hayat bu, olur da seni bana çok görür…

Küçük Harfler

…zgün Her okun gönlü kırık Duygusunu yitirmiş dünya Varoluş yasak ––anlasanıza Yakın olmaz uzaktan Sahipsiz ne kum var ne de çöl Gölde damla olmak zor sanat Tek yol arkadaşı ‘yâr’ Sevişelim karışmışken yönümüz Sınırını aşama…

Devirdaim

…e olsa bu bok çukurundan. Siz hiç çıkabildiniz mi sahi iz bırakan çamurundan? Siz hiç yıkabildiniz mi sahilde kumdan kaleleri, kestanesi tüten gecekondu evleri. Kime kızsam çekip gider, başkasıyla tamamlanmıyor yarım kalmış mu…

Deve Dikeniyle Dans

…abilseydi. Sultan başka kadınlara da benzemezdi. Paylaşmazdı erini kimseyle. Ne komşu kızı Meryem gibi üstüne kuma getirttirir, ne de Emmioğlu Rıza’nın karısı gibi metresi bilmezden gelirdi. “Aklın varsa, akıllı ol. Şeytana…

Ağlama

…bahçe dikiyor, Karanlığın başını vuran, Elma kokulu servi güneşler... Gözlerinde, ... Güneşin, bir sesi kısık kuması Gece, süt annesi bebeğin Gözlerin de gecenin bebeği... Ağlama, Gözlerini uyutup bir kundakta! Işıklar içinde…

Dünden Bugüne

…ır" diyordu amcası “Sabır yeğen”. Onu dinleyip dayandı yoksulluğa. Ekmeğini eline aldığında evi köyden şehre okumaya gelenlerin de evi oldu. Misafirlerinin ceplerine harçlık koyarak, bir elleri yağda bir elleri balda ağırlad…

Misafir

…cağından eminim. Kitaplıkta bir sürü harika kitap, vazoda taze çiçekler, kahve sehpasında dergiler ve çiçekli kumaşıyla iki kişilik tipik İngiliz kanepe yeterince sıcak bir karşılama sunuyordu misafirlere. Üstüne üstlük Londra'da…

Gün

…anda. Zar zor seçebildiği kaya parçalarına tutuna tutuna ilerliyor. Başında bir ağırlık ve tutulmuş her yanı. Kumsala indiğinde el yordamıyla bulduğu terliklerini giyiyor. Sırtı denize dönük. Hayır, bakmayacak. Bakmamalı. Eğer…

Yazarların gözünden

Sözceler

Tüm sözceler
Bu sözcük için henüz onaylanmış sözce yok.