Başka
…ara telefonunu çıkarıp biraz bakıyor ama orada da ilgisini çekecek bir şeye rastlamıyor olacak ki hemen geri koyuyordu. Onun ilgisizliği benim ilgi alanıma giriyordu. Ama yine de takip etmedim onu, önüne geçip yürümeye devam ett…
74 kullanım · 58 yazı
…ara telefonunu çıkarıp biraz bakıyor ama orada da ilgisini çekecek bir şeye rastlamıyor olacak ki hemen geri koyuyordu. Onun ilgisizliği benim ilgi alanıma giriyordu. Ama yine de takip etmedim onu, önüne geçip yürümeye devam ett…
…bu ha?” diyor, Rapunzel saçlı kadın. Yanıma oturuyor. Yumuşacık elleriyle beni kucaklayıp, dizlerinin üstüne koyuyor. Siyah sabahlığının kaygan kumaşı içinde adeta sarhoş oluyorum. O benden daha sarhoş. Kadının ellerini yakala…
…Ama kelimeler hep varlar. Hep bir sözcük dalaşı, harf kıkırdaşması, noktaların kikirdeşmesi... Çay, muhabbeti koyulaştırır, dem gibi. Özlemek. Ah! Ne acı bir kelime. Zakkum gibi mesela… Zehrinin cehennemde azığın olacağını bile bile…
…eslenme çantamı Allah ne verdiyse hazırlayıp torununu mutlu edemeyen bir babaanne. Elimde evde ne bulmuşlarsa koyulmuş beslenme çantamla gidip geliyorum okula. Beslenme çantamı benden beklendiği gibi sürekli boş geri götürüyorum…
…yapraklar kuruyordu. Uçuşmalarını izledim bir süre, onlar gibi uçuşmak istedim, solmadan önce. Açık pembeden koyu pembeye, içine dönen sardunya yaprakları gibi gülümseyerek uçuşmak istedim. Beşinci kattaki evimin, penceresi…
…“Babamın elleri diken gibi. Niye böyle ki?” dikenli ellerimi Zehra’nın ellerinden ayırıp bacaklarımın arasına koyuyorum. Zehra’nın sorusunun huzursuzluğunda geçmişime doğru uykuya dalıyorum.
…hangisi tam? Bugün sabahın ilk ışıklarıyla yanıma birçok şair aldım ve bu sorulara cevap bulabilmek için yola koyuldum. Plansız hareketlerimin en güzeli olabilir. Bu bir şiir turizmi. Her satır başında bir anım olacak. Yeni bir…
…den. Bıkmadan umut satıyoruz ma’lul halimizle, Okuyoruz ölülerin ruhlarına, bir hevesle. Tek derdimizmiş gibi koyuyoruz adını ‘sevda’, Tükeniyor kalemimiz, herkesleşiyoruz sonra.
…2'sinde kendinden çoktan geçmiş, ona sunulanı öpüp başına koymuşluğun çaresizliğinde danteline bir dolgu daha koyuyordu. Otuz ikisini bir arada tutamadığı dişlerini telafi ediyordu belki de. Ne dolduruyordu kartopu beyazı ipine a…
…rım simsiyah. Gözlerimden, nefesimden yıldızlar dökülüyor. Gece olmuştum. Koşmaya başladım. Koştukça daha çok koyulaşıyordum. Köşedeki kıvrımlı yolun solundaki yıkılmış evden dönüp de kendimi tepeden aşağı bıraktığımda evde olacaktım.…