Fahrenheit 451
…diline tutkunluğuyla ünlü bir Fransız'dı. Bu sebepten film İngilizce çekildiği hâlde sette sürekli Fransızca konuştu. Zaten filmde yer alan kitapların çoğu Fransızcaydı. Truffaut’un kadınları ikiye ayrılır: ya intikamcıdır ya…
116 kullanım · 92 yazı
…diline tutkunluğuyla ünlü bir Fransız'dı. Bu sebepten film İngilizce çekildiği hâlde sette sürekli Fransızca konuştu. Zaten filmde yer alan kitapların çoğu Fransızcaydı. Truffaut’un kadınları ikiye ayrılır: ya intikamcıdır ya…
…er şey çok, dünya da çok farklı bir yer olurdu diye düşünüyorum. İstemsizce. Siz bana aldırmayın, arada saçma konuşma ve tuhaf düşünme huyunu belki de büyükannemden aldım; ancak iyi bir kalbim var, bana inanın. Artık bir büyüka…
…e konuşmadan, sessizce yaptıkları bir anlaşmaydı sanki. Tıpkı aralarındaki adını koymadıkları sevginin de hiç konuşulmadığı gibi. Baş başa oldukları zamanlarda Behzat sohbetlerinin arasına sıkıştırdığı imalı sözlerle ağzını yoklardı…
…ak hormon salgılama gerçekleşmezse "İyi de geçen sefer böyle olmamıştı!" denilecek... Tam da kesin yargılarla konuşmaya başladığımızda; kar tanelerini, o altıgen yapılı buz parçalarını, incelemeye koyulabiliriz. Her bir kar tanes…
…a kalkıp çekmeceden bir paket çıkarıyor. Yine o mahir ellerini kullanarak genç adamın elini sararken durmadan konuşuyor ama genç adam anlamıyor. Kadın yeniden ayakları üzerine doğrulunca, o da kalkıp balkona gitmeye yelteniyor. G…
…arazileri kırlarda ve sahralarda bulurlar. Gıda, barınak ve elbise gibi ihtiyaçları, maişetleri ve ümranları konusunda yardımlaşmaları sadece hayatı koruyacak ve yaşamlarını sürdürecek miktardadır. Hatta gıda maddelerinin büyük…
…. Ve çantamdaki ipi çıkarıp, ayaklarımın dibine attığımı. “Sen kimsin? Hani beni tanımıyordun?” dedim zar zor konuşarak. “Elbette seni tanımıyorum. İnsan hiç kendini tanıyabilir mi?” Tanıyamazmış. Kendimle bir dağ yamacında karşı…
…e çekecek kadar. Sırtını sıvazlayıp bastırıp nefesini göğsümde hissedecek kadar. Saatlerce, günlerce, aylarca konuşup, konuşacak çok şeyin olduğunu bilmek kadar özlemek. Şimdi burada olsaydı demeye hacet kalmayacak kadar. Sinir…
…abanın üzerinde sertçe zıplayınca çökeceğini sandım. ‘’Savaştayken…’’ Büyükbabam muhtemelen genç bir askerken konuştuğu gibi sesini ayarladı, Elini saçlarıma doğru yaklaştırınca öfkeyle ittim, fakat arabanın tavanı çökecekti. ‘’A…
…işitemesem de şoförün aynadaki yüzünden gülümseme eksik olmuyordu. Bu garip otobüste, garip insanların neler konuştuklarını da merak etmiyor değildim. Fakat ne mümkün! İkisi de seslerini yükseltmiyordu. Yaşlı adamın davranışları üstü…