…içinde adam olana ömür boyu yetecek kadar dayak yemişti. Öte yandan onca kabadayı ve yancısını, adeta kelleyi koltuğa alıp yarım saat meşgul etmek de azımsanacak bir cesaret misali değildi doğrusu. - Dayak yemeyle de meşhur olu…
…amıştı ikisi de. Derken ön taraflarda bir hareketlilik oluyor, kısa cümleler bölüyor sessizliği. Muavin limon kolonyası döküyor açılan avuçlara. Ortalığı mis gibi bir koku kaplıyor. Kolonya şişesini görür görmez kızıl saçlı kad…
…dirdi. Boynundaki, kollarındaki dövmelere baktı. Kolyesini taktı. Üniversite son sınıfta aldığı bilekliği sağ kolunda. Aynaya döndü. Baştan aşağı kendini süzdü. Kaybettiğini zannettiği kimliğini bulmuş gibi sevindi. Gülümsedi.…
…da bir yumru… Belki bahçeye çıksak kendimi zorlayıp biraz konuşabilirdim. Ayakkabımı titizlikle giydirdi. Kol kola üç basamağı indik. Dilim çözülüvermişti: “Seni ayrı bir severdi,” dedim. “Biliyorum,” dedi. Gözleri doldu bu…
…ğı sağ elinin baş parmağı ile diğer parmaklarının arasına sıkıştırıyordu. Sağ elinde topladığı temizleri, sol koluyla iri göğüsleri arasındaki çukura dolduruyor ve temizleri kırmadan bırakıp, kirlileri kırmadan almak için tekra…
…da zaten başarısız bir aktörlük sergiliyor. Bu detay aynı zamanda onun dışlayıcı kişiliğiyle birleştiğinde de kolay agresifleşen, alaycı, filmin melodram – komedi arasında salınan ritmine direkt olarak uyan derinlikli bir k…
…af ettiği anı anımsadı. Neler çekmişti ona aşkını açığa vurduruncaya kadar. Söylenemeyenleri söyletmek hiç de kolay iş değildi. “Belki şimdi de ilk adımı benden bekliyordur” diye düşündü. Umutlandı. “Canım! Bir sorun mu var?”…
…en bir oralet getirmesini rica ettim ki ölümüm garantilensin. Selim ve dedesi ufukta gözükmüşlerdi. Dedesinin koluna girmişti. İhtiyarın diğer elinde de baston vardı ve oldukça zor yürüyordu. Torunu için büyük bir fedakârlık y…
…Eleni nazlandı. “Lütfen. Benim hatırım için.” “Böyle söyleme Allah aşkına. Ne işim var benim suda?” Genç kız, kollarını kenetleyip dudaklarını büzdü. “Aşk olsun. Küstüm işte. Hiç hatırım yok mu?” Olacak şey miydi? Buz gibi suya a…
…elli belirsiz seçebiliyordu. Ondan iki yaş büyük oğlunu göremedi. Gıcırdamasın diye dikkatlice açtığı kapının kolunu sıkı sıkıya tutuyordu. Odaya girmedi. Ama şimdi iki evladını da görebiliyordu. Odayı köşe bucak dolaşan gözle…