Masumiyet
…z çocuğu, serçelerle konuşabiliyordu. Onları anlıyordu. Ama annesiyle babası bunun farkında değildiler. Yani; kızın çıkardığı o acayip seslerin, kuşlarla arasındaki iletişimin gereği olduğunun farkında değillerdi. Sonra bir g…
157 kullanım · 95 yazı
…z çocuğu, serçelerle konuşabiliyordu. Onları anlıyordu. Ama annesiyle babası bunun farkında değildiler. Yani; kızın çıkardığı o acayip seslerin, kuşlarla arasındaki iletişimin gereği olduğunun farkında değillerdi. Sonra bir g…
…beni ölüme sürüklerken, çığlıklarımı halı altına süpürdüler. Üst komşum, düşler ülkesine göçmüş, parlak saçlı kızının başını okşuyor. Amcam karşımda bana bağırıyor. "Bunca yıl sana ben baktım! Annen, baban gidince sokakta kalma…
…, “YASİN ERTURAL - RUHUNA FATİHA 07.01.1989-22.04.2017” yazısını gördü. Toprağıma çöktü. Ağladı. Ağıt yaktı. “Kızım” dedi, “Seni burada bulmamalıydım.” O andan sonrasını hatırlamıyorum. Gittim galiba. Her ölen öldükten sonra…
…Tanıdım ben. İnsanlar neden yılanlardan korkmayı öğrendiler? Aydınlık kaybolmak üzereyken dağların ötesinde, kızılımsı kesik kesik ışıklar sızar köyün tepesine. Düğünden dönen ahalinin korkulu sesi uyandırır Zeliha’yı düşünden.…
…ar geldi. Yüzünde hiç davet yok. Üstten üstten süzdü usulca. Sinan’ın tuttuğu şapkaya para atıp gitti. “Bırak kızı mızı ya! Sahiplidir zaten o kız. Sen ne kadar para kaldırdık ondan haber ver?” Şimdi hiç görmemiş gibi devam…
…in’in hava durumu: Yoğun sis ve lodos sebebiyle tüm sevgi seferleri iptal. Final döneminde notlarımı verdiğim kızın yanına gidiyorum. Dersten önce laflarız belki. Bu güzel bir başlangıç olamaz mı? Kalbimin sağ karıncığından s…
…rekli bayılıyorum. Ailem öğreniyor; yemek yemiyorum. Gizlice yemekler başka yere gidiyor, gizlice. Öğreniyor, kızıyorlar. Aradan yıllar geçince kızmak eylemi yerini gülmek eylemine bırakıyor. Beslenmeye muz koymanın ayıp sayıldığı…
…aba olsun dedi, babam da yabancı biriyle evlen, akraba olmasın diye tutturdu. Velhasıl köyden birini istedik. Kızı ömrümde ilk defa gördüm, o gün nişanladılar bizi. Önce sevebileceğimi düşündüm, balık etli güzel bir kadındı.…
Kızıla boyanmış bir akşam loşluğu Ve parıltısız ışıkların vurduğu Yeryüzünün ıssız karanlığı Korku keder ve sonra ürperti Umutlar ölüme gark eder Çürümüş bedende sonlanır kader Ve gözlerde bütün bir hayat ıslak… akar Karanlık,…
…u demek, ilmiyle taslamadığı ulemalık. Belki lafın eğrisi, lafazanın büğrüsüydü, Ama insanın doğrusuydu canım kızım, insanın doğrusu. Değildi belki bir abalı sofu, Salısı pazarı vardı da, mübarek cuması yoktu. Sandılar ki var…