Sabun Kışı
…ecek, hissediyorum. Hayır diyecek, hislerim asla yanıltmaz beni. “Tabii olur. Kaçta?” “Üç?” “Tamam. Mehmet’in kesin gidin dediği şu pastaneye gidelim mi? Oralarda işlerim var zaten, halletmiş de olurum belki.” “Tabii olur, se…
15 kullanım · 10 yazı
…ecek, hissediyorum. Hayır diyecek, hislerim asla yanıltmaz beni. “Tabii olur. Kaçta?” “Üç?” “Tamam. Mehmet’in kesin gidin dediği şu pastaneye gidelim mi? Oralarda işlerim var zaten, halletmiş de olurum belki.” “Tabii olur, se…
…ayıp, belki de öldüler Kapandım dizlerimin üzerine Dileyeceğim affım da yok isteyeceğim bir şeyim de Nefesimi kesen saniseleri hesaplayıp yaşamaya çalışıyorum Boğazımın tam orta yerinde duran bir boğum var Beni boğacak Sanırı…
…pacak kadar adi biri olmamın konumuzla bir alakası olabilir mi? Neden şimdi başlasın ki? Yataktan kalkıp ağrı kesicimi almalıyım artık. Kafamın içinde dans eden milyonlarca bakteri, beni delirtmek için olanca güçleriyle saldırıy…
…erime, elim kalemle dağlansın. Bu şehir böyle kalmalı, bulmamalı gangsterler Beni bu halimle ağlatmamalı Yolu kesen her nehrin tam kalbine Orta boy bir mızrak saplamalı.
…filmi, bir Terrence Malick sineması niteliği, 2015 üretimi, Knight of Cups. Genç bir adamın (Christian Bale) kesif belirsizlikte gerçek aşkı arayışının drama karşıtı öyküsü. Rejimantasyonu denli avant-garde görüntü kurgusu v…
…i olan çok yakıyordu sonra da kahverengi olan. O gün o yokuştan öğrendiği şey de havadayken ayaklarını yerden kesecek kadar acı verenin yere inince eskimiş bir limana dönüşeceğiydi. Önce su gibi olan sonra da kahverengi... Artı…
…yor uzaktan rüzgar vursa bir tını koparacak göğsüm hiç olmadığı kadar sıkışık nefes dahi almıyorum papatyalar kesiyor önümü yürüyemiyorum. sahneler sahneler sahneler neden hep aynı şeyler var perdede perdede ölü bir sineğin kan…
…an düşmüş bir küçük kurumuş papatya… Ellerini görüyorum. Bir fırt aldığı şarap şişesinin ağzını silerken. Ucu kesilmiş eldivenlerinden çıkan parmaklarını. Bir sokak lambasının altı. Bir kaldırımın üstü. Hava soğuk ama acılarım k…
…i. Eliyle masaya davet etti, geçip oturdum. Yememi işaret etti, çatal ve bıçağı alıp önümdeki etten bir parça kesip ağzıma attım. Tadı daha önce yediğim hiçbir şeye benzemiyordu, biraz çiğneyince tadının kaybolduğunu ve beyni…
…um. Hiddetle gelen sesin ardından kendimi yerde buldum. Ayağa kalktığımda her yer karanlığa sürülmüştü. Sanki keskin yanık kokusu ve et, kurban bayramlarından alışkın olunan bir gerilim bir anda her yerde… Islak ölüm kokusuydu…