Haydarpaşa Garı
…zerine inşa edilmiştir. İnşaatta 2500 metreküp lefke taşı, 13000 metreküp beton, 1140 ton demir, 520 metreküp kereste, 19000 metre sert ağaç ve 6200 m2 arduvaz çatı kaplaması kullanılmıştır. Gar binası başlangıçta 2525 metrekar…
133 kullanım · 106 yazı
…zerine inşa edilmiştir. İnşaatta 2500 metreküp lefke taşı, 13000 metreküp beton, 1140 ton demir, 520 metreküp kereste, 19000 metre sert ağaç ve 6200 m2 arduvaz çatı kaplaması kullanılmıştır. Gar binası başlangıçta 2525 metrekar…
…git desen de insan arıyor varlığının ağırlığını ağırlığından da korkuyor en az gölgesi kadar gölgesi ile bir kerecik buluşsa tanıyacak kendini, aynaya her baktığında böylelikle sonuna geliyoruz her şeyin ne katarsan o kadar de…
…zıp asmıştı, yılanlar içten dışarı geçmezdi eşiği, yılanlara söz geçirdiği dilden dile yayılmıştı yörede. Bir keresinde yıldızname bakarken odanın kapısında beliriveren tiklenmiş, saldırı pozisyonunda bir yılan misafirlerin çığlı…
…lat olmaya devam ediyor kabuk tutmayan boşluğuma. Sigara içmeliyim. Neyse ki az sonra kapılar açılıyor ve bir kere daha kent soylu çilekeş sefam sona eriyor. Yürümeye devam ediyorum çünkü işe geç kalmamalıyım. Allah kahretsi…
…vardır. Bir çeşit içtimai toplantı yeriydi orası. Her sabah işine giden oraya uğrardı. Herkes birbiriyle bir kere daha görüşürdü. Hastanın, yoksulun haline, kimsesiz kadının haline orda çare aranır, bulunurdu. Doktor yollan…
…arlığına teslimim. Kağıdın hazzı kağıda has, bağımsız ve tarafsız, çoğunlukla da anlaşılmaz. Sürükleyici, bir kere tanık olmayagör aklından çıkmaz, dedim ya; kağıdın hazzı kağıda has tadına varınca bırakılmaz. Yazının içeriğ…
…iiri? Bir gitmektir alır hep böyle gecelerde, içimi Aynı o kadınlar gibi. Ve olmak isterim Oğuzcan’ın ‘Milyon kere Ayten’i, Ya da Özel’in kefen biçtiği sevgilisi! Bir gitmektir alır, almalı, aldı beni, Kalem bile kurtarmıyor…
…yaşayalım. Ben hiç yaşayamadım mesela, herhalde güzel bir şey olmalı, hem de hiçbir iş yapmak yok. Düşün bir kere: Hiç iş yok. Bir defa hasta olmuştum, hastaneye yattım, ne güzeldi, keşke yine hasta olsam. Sıcacık çorba, ik…
…e yârimin acı sözünde boynumu kırdım önüme, Ne devletin demir bileğini yuttum. Aylardan Mayıs’ın güllerini 12 kere açmışken ve Bilinmeyen zamanda mevsim hazanken, Annem beni söylemiyor, Dilinde türkü bile değilim annemin. Oy…
Hiç! diye bir hıçkırıkla başladı şiir. Satır aralarında kaç kere ölündü Bir bilseniz! Ah dostlarım bir bilseniz. Sükunet bekliyor bizi Kral öldü çıplak yok. Zalimler için yaşıyor cehennem! Biliyorum. Ama inanan yok. Kaybetti…