…rın ardından görmek denizi, Hanımeli yerine kuru gülleri, Ve sadece yaprakları saymak, Taprağa biraz karanfil katmak. Ve kiremitli çatıların ardından görmek denizi, Hayatı başka bir hayattan izlemek gibi biraz. Yazan: Eslem Kö…
…ra bakın, bu yazar namussuz değil de nedir siz söyleyin. Şairleri çok severim de şu yazar takımının hiçbirine katlanamıyorum. Onlarda çirkinliğin izleri var. Özellikle de bizden utanan bize hakaret edip vicdansız diyen o yazar. Kurmac…
…dar geldiler. Yerde gördüğü yüzüğü gizlice cebine attı Aral. "Yok lanet olası yerde yok" bağırışları evin üst katından bile duyuluyordu. Masada oturan felçli anne olan bitenleri duyuyor ama bir tepki veremiyordu. İnlemeleri, sad…
…popüler prangalardan kurtulduğumuz gün hem kendimizle hem de diğer insanlarla daha mutlu olacağız; sevinçleri katlayacak üzüntüleri hafifleteceğiz. Yazan: Başar Yılmaz
…r, sesimi çıkarıyorum duyan olmuyor. Portakal kabukları ve sigara külleriyle dolu çöp poşetini binanın en üst katından sokak lambasının dibine atmak istiyorum fark edilmek için, devlet izin vermiyor. Bacaklarımı kesip bir köşede…
…u yer miyim, yemem. "Olan bana olacak ib..eoğullarına bak" diye içimden küfürler ederken “tamam yaparım ama 2 katı paranızı alırım” dedim. Hoş dünyada işler kesat aslında kesat değil de, canımızı tehlikeye atıyoruz o kadarın…
…rdan bahsediyorum şu anda… Evet, o gözü kör iblislerin dünyanın büyük bir çoğunluğunu oluşturduğunu da hesaba kattığım için, çatışmadan uzak bir dilde, sevecen yüzümle selamlamaya çalışıyorum onları! Küstah, beceriksiz, vurdumdu…
…en azından bizler böyle olsun isteriz… Tüm bu organ ve uzuvlar tamamlandıktan sonra, bu ırk putuna da bir ruh katma vakti gelecektir. Evet, mutluluk saçacak bir ruh edindirmeliyiz şu an… Yoksa ne anlamı kalır bu ırk putunu (s…
…um ben, vazgeçmiyorum bu oyunu ısrar ve inatla sahnelemekten. Kendimi ikna edemiyorum gerçekleri söylemeye... Katlanamaz oluyorum sonra kendi sahnelediğim oyuna aynı adamla, görünürde her şey çok yolunda giderken birden bitiriyoru…
…fadelere bakılırsa, kaldırılan paranın miktarı seksen bin kaimenin üzerindeydi. Semtin en mutena yerindeki üç katlı bir konağın otuzbeş, bilemedin kırk bin kaimelik ederi olduğu düşünüldüğünde bu meblağın nelere kadir olduğun…