Günaşırı Duygular
…mayı bırakmayıp daima kanımda dolanmasına. Her an kalbinin üstüne ağır taşlar konulurken, sana çeşitli acılar katan bıçakların midene de batırılıp çıkarılmasıyla yaşamak artık oldukça güç. Önceden benim miydi şu duvarıma asıl…
84 kullanım · 61 yazı
…mayı bırakmayıp daima kanımda dolanmasına. Her an kalbinin üstüne ağır taşlar konulurken, sana çeşitli acılar katan bıçakların midene de batırılıp çıkarılmasıyla yaşamak artık oldukça güç. Önceden benim miydi şu duvarıma asıl…
…n çıkıp gitmek istediğim saatleri, girmek istediğim belaları çoktan bir anı hâline getirmişken, sana artık ne katabilirim? Sanırım hiçbir şey. Benden dört başı mamur bir mutfak robotu, yalnızca üzgünken oturulabilecek bir sandalye…
…hşete şahit olunmuş ve belki de korkulmuştu. Bir genç kadın, kafası vücudundan ayrılmak suretiyle öldürülmüş, katili de yalnızca 24 yıl hapis cezası almıştı. Konuşuldu, tartışıldı ve gün geldi unutuldu. Uyanma vakti gelmişti v…
…ölüme düşüren yüzünü göstermeye orada da başlamıştı. Mahallelerinden birkaç tane eli silah tutan erkek orduya katılmak üzere gitmişti bile… Kalın kartonları alta doldurdu, kalan gazete kâğıtlarını da üstten bastırarak arabasının…
…ismini. Susarsam, sadece bir yazı olarak bırakırsam seni, saydam camın soğuk suratında, o zaman da ben olurum katilin. Hep ölüyorsun sevgilim…” Yazan: Umut Kaygısız
…ebiyatçıların yalnızca eserlerini değil hayatlarını da biliyor oluşumuz, okuduğumuz her şeye daha fazla anlam katıyor sanki. Örneğin Turgut Uyar’ın şu satırlarının ilham perisinin Tomris Uyar olduğunu bilmek, daha içten hissetm…
…ı Ondandır güzel olan her şeyle kavgası Öyle çaresiz dünya ellerinde Kesse tüm ağaçları Ağlatsa tüm çocukları Katletse tüm hayvanları Kanla boyasa tüm sokakları Fethetse yalanlarıyla tüm dünyayı Öldürse kadınlarını Alsa tüm emri…
…mıyordum. “İyi böyle” deyip geçiştiriyordum. Yıllarca böyle yaşadım. Akşamlarım loş ortamda geçti. Bu lambaya katlandım. Ampullerin biri geldi biri gitti. Lamba bana mısın demedi. Tamirat işlerinden az buçuk anlıyordum. Çarpılmak…
…iş parmaklarım, küt, biçimsiz, soğuk; hissetmeye elverişli değiller artık. Duyargalarımı yitiriyorum; zamanın katranlı gözlerinin önünde. Akış, duyumsayışlarımın önündeki en yüksek duvar; belki de parçalar hâlinde sürdürmeli yaş…
…arçalayabilir mi? Kentli yalnızlıklarını beklenmedik bir yöntemle yadsıyan ve yabancılaşmışlığın buzla örtülü katmanları altında uç veren yepyeni bir hayatın sahipleri... Kanıksamayı ve uyuşmayı bir tür öfkeyle reddeden bir suç ma…